banner25

Son Tahlilde Ukrayna'nın durumu

Rusya'nın yayılmacı politikaları devam edecektir


Ukrayna son dönemlerde Rus yanlısı Yanukoviç ve batı yanlısı Yulia Timoşenko’nun güç savaşına sahne oldu. Bu kavga nedeni ile içerde birlik kuramayan iki liderin uzlaşmaz tutumu sayesinde ülke gerek siyasi olarak gerekse de ekonomik olarak çok zor günler yaşıyor.

Bu zor durumdan yararlanmak isteyen Rusya Kırım bölgesine ciddi bir askeri yığınak yaparak referandum ile ülkenin bir bölümü olan KIRIM’ı ülkesine dahil ederek sıcak denizlere inme hayali kuruyor.

Rusya kendisinden ayrılan devletlere ekonomik olarak bir şey bırakmadı 

Tüm SSCB devletlerinde olduğu gibi Ukrayna'da da ekonomi ve üretimin bütün sektörleri başta Rusya olmak üzere diğer Sovyet cumhuriyetlerine bağlıydı. 1991'de SSCB dağıldıktan sonra Ukrayna'da birçok fabrika ve işletme kalmıştı ancak yeni kurulan ülkeler derin ekonomik ve siyasal krizler yaşamakta oldukları için Sovyetler zamanındaki ilişkiler kesilmişti; bu nedenle işletmeler, fabrikalar çalışamıyordu. 

Yeni piyasa koşullarında ekonominin yeniden yaşama dönüştürülmesi ve canlandırılması yıllar aldı. Haksız özelleştirme sonucu SSCB'den kalan fabrikaların çoğu yeni oligarşinin temsilcilerine neredeyse bedava satılmıştı.

Ukrayna'nın ekonomisi canlandı derken şimdi de siyasi ve ekonomik sorunlarla boğuşan ülkede bir tarafta oligarklar ve devlet yöneticilerine yakın olan bir sınıf MİLYAR DOLARLIK zengin gurubu oluştururken halkın milli gelirden aldığı pay aşağı doğru bir seyir izliyor.

Kısa bir süre önce ülkede yaşanan protesto gösterilerine dayanamayıp Rusya’ya kaçan devlet başkanı Yanukoviç, DİŞÇİ lakaplı oğluna sağladığı imtiyazlarla devlet kaynaklarından ciddi bir çıkar sağladığını bugün herkes biliyor.

Para Şan ve şöhret Rusya da ayrılan devletlerin zayıf yönü olarak ön plana çıkıyor

1991 de Rusya’dan ayrılarak bağımsızlıklarını ilan eden bir çok devlette olduğu gibi bugün Ukrayna da da  devlet idarecilerinin çocukları,akrabaları ve onlara yakın olan Oligarklar devlet kaynaklarının büyük bölümünü kendi menfaatleri doğrultusunda kullandıkları net bir şekilde biliniyor. Özbekistan devlet başkanı Kerimov’un genç ve güzel kızının sadece bir Telekom ihalesinde 300 milyon dolar rüşvet aldığı uzun süredir dünya kamuoyunun gündemini işgal ediyor. Yanukoviç’in Dişçi lakaplı oğlunun devlet kaynaklarından nemalanarak milyar dolarlık servetler edinmesi fakir Ukraynalı vatandaşların sokaklara taşmasına neden oldu. Bir hafta içinde 80 Ukrayna vatandaşının protestolarda hayatı kaybetmesi Rus yanlısı devlet başkanının koltuğunu bırakıp kaçmasına kadar vardı iş. 

Demokrasinin çok gelişmediği bu tür ülkelerde devlet idarecilerini yakın olan şanslı bir gurup dışında halk fakirleşirken çok az sayıdaki kişi veya sınıfın ekonomik olarak güçlenmesi fakir halkın tepkisine neden oluyor ve olacak. 

Hakları ile kavgalı olmak istemeyen devlet idarecileri bir an önce çevrelerindeki imtiyazlı guruplara sağaldıkları kaynakları halkın kullanımına açmaları ve halk nasıl bir hayat yaşıyorsa idarecilerinde ona yakın bir hayat yaşaması ve para biriktirme sevdasından vazgeçmeleri kendileri için lazım ve gereklidir.
Fakir halk idarecilerinin de kendilerine yakın bir hayat sürdüklerine inanırlarsa hiçbir zaman neden bizim çok paramız yok veya biz şan ve şöhret içinde değiliz diyerek devlet idarecilerine karşı isyan etmez. Ukrayna örneğinde olduğu  gibi daha önce kişi başı Milli gelir 8.000 ABD.doları seviyesinde iken devlet başkanı Yanukoviç’in oğlu milyar dolarlarla oynarken vatandaşın kişi başına düşen milli geliri 6.300 dolara inerse orada sağlıklı bir hayat sürdürülemez.

Ukrayna’da maden rezervleri Ukrayna'da maden kömürü rezervleri çoktur ancak yeni teknolojilerin yetersizliği nedeniyle maden kömürü çıkarımı pek gelişmiş değildir ve ocaklarda sık sık gaz patlamaları meydana gelmektedir. 

Başlıca ihracatlar, maden kömürü; büyük çaplı borular ve hurda demirdir. Ukrayna'nın tarımı gelişmiştir ancak AB ve WTI (DTÖ) engelleri yüzünden Ukrayna tarım ürünlerini fazla ihraç edememektedir. Doğal gaz konusunda Ukrayna, tüm Avrupa gibi Rusya'ya bağlıdır; petrol konusunda da Rusya'ya ve Asya ülkelerine bağımlılık söz konusudur. Ukrayna'da sıradan yurttaşların yaşam düzeyi orta; yoksul sayılabilen insanların sayısı, tüm nüfusun %0,7'si civarındadır. Aynı zamanda iktidarda bulunanlar (oligarşi) çok zenginlerdir.

2007-2008 başında enflasyon oranları yükselmiştir (2007 - %17; Ocak 2008 - % 2,9).Ukrayna'nın gelişmişlik oranı %87,3 tür. Son yıllarda sanayileşme ve teknoloji büyük bir artış göstermiştir. Sonuç olarak Ukrayna, Doğu Avrupa'nın 2. gelişmiş ülkesi iken şimdi nerede ise Rusya ile savaşın eşiğine gelmiş durumda.

Ülke ekonomisine genel bir bakış Ukrayna; Avrupa’ya yakınlığı, pazar büyüklüğü, geniş ve verimli toprakları, zengin maden ve kömür kaynakları, mevcut uluslararası kuralların daha iyi işliyor olması, orta vadede iş potansiyelinin yüksekliği, hızlı özelleştirmeler, gelişmiş sanayi altyapısı ve yetişmiş, işgücüyle büyük önem taşımaktadır.
 
50 milyon tüketici ile yabancı girişimcilere cazip yatırım imkânları sunan Ukrayna’ya yatırımların %50’sini ABD, Almanya, Rusya ve İngiltere gerçekleştirmektedir. Doğrudan yabancı sermaye yatırımları toplamı 8.35 milyar dolar seviyesine yükselmiştir. Ülkede kişi başına düsen doğrudan yabancı yatırım miktarı ise 175 dolardır. 2004 yılında 6,6 milyar dolara ulaşmış bulunmakta ve hızlı bir şekilde artmaya devam etmektedir.

Eski SSCB ve Baltık ülkelerinin çoğu ile serbest ticaret anlaşmaları bulunan Ukrayna; 1994 yılında AB ile Ortaklık ve Yardımlaşma Anlaşması imzalayarak en çok kayırılan ülke statüsü kazanmıştır. Rusya halen Ukrayna’nın en büyük dış ticaret ortağı konumunu korumaktadır. ( dış ticaretinin üçte biri) Savunma sanayi ve alt sektörleri oldukça gelişmiş bir düzeydedir. İşgücünün 1/5' ini savunma sanayi sektörü istihdam etmektedir. Gıda ve hafif sanayi üretiminde ise yapılan yeni yatırımlarla birlikte son iki yıldır önemli artış gözlenmektedir.  

2006 yılı sonu itibariyle Ukrayna’nın dış ticaret hacmi 83 milyar ABD dolarıdır 

Ukrayna'nın dış ticaret hacmi 2006 sonu itibariyle 83 milyar ABD dolarıdır. Bunun 38 milyar ABD dolarını ihracat, 45 milyar ABD dolarını ise ithalat oluşturmaktadır. 

T.C. Devlet İstatistik Enstitüsü'nün verilerine göre, 2005 yılı itibariyle Türkiye, Ukrayna'nın ihracatında 5. sırada, ithalatında 20. sırada, toplam dış ticaret hacminde ise Rusya, Almanya ve Türkmenistan’dan sonra 4 ncü sırada yer almaktadır. 2006 yılında Türkiye’nin Ukrayna’ya ihracatı 769 milyon ABD $’ı, Ukrayna’dan ithalatı ise 2,4 milyar ABD $’ı olarak gerçekleşmiştir.

Türkiye ve Ukrayna’nın sahip olduğu kaynaklar ve sektörler itibariyle bakıldığında her iki ülkenin de birbirini tamamlayıcı unsurlara sahip olduğu ve Bu itibarla, ticari ve ekonomik alanlarda işbirliği için potansiyel bulunduğu görülmektedir. Aynı şekilde Akdeniz ve Orta Doğu ülkelerine ulaşmada ve dünya ekonomisine entegre olmada Türkiye, Ukrayna için avantajlı bir işbirliği sahası ve ticaret ortağı konumundadır. Her iki ülkenin de KEİK’e taraf olduğu dikkate alındığında bölgesel programlarında önem kazandığı anlaşılmaktadır. Özel sektörün payının yüzde 50’leri aştığı ve gıda, ambalaj sektörleriyle ilgili olarak ciddi bir yatırım potansiyeline sahip Ukrayna, yanı başımızda bulunması sebebiyle birçok ihracat kolaylıkları içermektedir. 
 
UKRAYNA’NIN İHRACATI 

Demir-çelik ve bunlardan mamul eşya, alüminyum, alüminyum eşya, mineral yakıtlar ve yağlar, yağlı tohum ve meyveler, amonyak, nükleer reaktör, hububat, anorganik kimyasallar, metal cevherleri, gübreler, ağaç ve ahşap eşya, ham postlar ve deriler, cam ve sentetik suni filementlerdir.  

UKRAYNA’NIN İTHALATI 

Petrol ve doğalgaz, elektrikli makine ve teçhizatlar, ilaçlar, taşıtlar ve yedek parçaları, tütün ve mamulleri, manyezit, manganez, plastikten mamul eşya, mensucat, tıbbi alet ve cihazlar, seramik karolar, ambalaj malzemeleri, elektrik aksamı tuvalet kâğıdı, temizlik ürünleri, sebze-meyve, çay, eczacılık ürünleri,  boyalar, kozmetik ürünleri, pamuk, mobilya, ayakkabı ve hazır giyim eşyası

İKİLİ İLİŞKİLER

Türkiye’den aldığı ürünler: Plastik eşyalar, Dokumacılık, elektrikli makina ve cihazlar, gıda ve kimya sanayi mamulleri, deri-kösele mamulleri, inşaat ve otomotiv yan sanayi, ayakkabı ve tekstil yan sanayi, tekstil ürünleri, kozmetik ve temizlik ürünleri, tütün ve mamulleri, makine ve aksamları, motorlu kara taşıtları.        

Türkiye’ye sattığı ürünler: Demir, çelik, organik ve inorganik kimyasallar, ağaç ve ahşap eşya,canlı hayvan, yağlı tohum ve meyveler, mineral yakıtlar, dokumacılık mamulleri.

Anlaşma ve Protokoller 

Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması (1992-Ankara), Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi Anlaşması1996-Ankara), Yatırımların Teşvik ve Korunması Anlaşması(1996-Ankara), Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Anlaşması(1996- Ankara), Gümrük İşbirliği Anlaşması(1996-Ankara), Karma Ekonomik Komisyon I.Dönem Protokolü(1996)

Sonuç olarak belirtecek olursak ;

Bir ülkenin sağlıklı ilerleyebilmesi adına sağlam bir mali yapının,adil bir yargının ve doğru bir istihbaratın olması zarurettir. Devlet idarecilerinin belli ve genellikle kendileri ile kan bağı olan veya ekonomik menfaat ile birbirlerine bağlı oldukları küçük bir gurup ile işbirliği yapıp halk ile aralarında her alanda uçurumlar koyan devlet idarecilerinin uzun süre ayakta kalması düşünülemez.

1991 den Rusya’dan ayrılan ülkeleri bekleyen tehlikeler 

Bu ülkeler bugün 23 yaşına basmış durumda. Genel de idarecilerin  KOMÜNİST Rusya’sında eğitim gördükleri için teknoloji ve gelişime çok açık değiller.Bu ülkeleri de iki gruba ayırmak mümkün.Ukrayna ve Gürcistan  gibi Hıristiyan ülkeler ve Türk asıllı devletler şeklinde iki kategoriye ayırmak mümkündür. Gürcistan birkaç sene önce Rusya tarafından bombalanarak gözdağı verildi. Ukrayna’ya da gözdağı Kırımı senden alacağız şeklinde veriliyor. 

Hatti zatında Rusya halen kendisinden ayrılan bütün devletleri üzerinde DEMOKLES’in kılıcı gibi  bir tehdit olarak duruyor. Kazakistan hükümeti ülkesindeki Rus varlığının yüzdesini düşürmek adına Türkiye başta olmak üzere diğer ülkelerde yaşayan Kazak asıllı kişilere vatandaşlık vererek Kazakistan’a yerleşmeleri  gibi akıllı bir çalışma başlattı. Bu çalışmanın başarıya ulaşıp ulaşmadığını merak ediyorum.
Türki devletler içinde eğitim ve teknoloji olarak dışa açık ülke olarak Kazakistan’ı görmek mümkün.

Rusya’dan ayrılan devletlerin en çok ihtiyaç duyacakları konu vatandaşlarına yeterli demokratik özgürlükleri vermeleri. Ve ayrıcalıkların dar bir gurup yerine toplumun tüm kesimlerine eşit mesafede pay etmeleri adil bir yönetimin olduğuna belirgin bir kanıt olsa gerek.

Sadece devlet büyüklerinin çocuklarına,aile efradına ve onların yakın çevrelerine belli imtiyazların sağlanması kısa,orta ve uzun vadede bir çok sıkıntıyı da beraberinde getireceği kesindir. Bugün Ukrayna’da yaşanan en büyük sıkıntı Rusya yanlısı  Yanukoviç’in halkı sürekli baskı altında tutabileceğine inanarak vatandaşlarına baskı kurması ve oğlu (DİŞÇİ) başta olmak üzere yakınında yer alan Oligarklara ciddi imtiyazlar vererek onların  zenginleşmesini salarken alt gelir gurubu vatandaşların kişi başı milli gelirlerinden nerede ise 2.000 dolara akın bir azalmanın olması yaşanan sorun ve sıkıntıyı daha da büyüttü.

Önümüzde ekonomik,siyasal bir çok sorun Urayna’yı bekleyen tehlikeler olarak ortada duruyor.            

İstanbul Times  / Gölge Adam 

YORUM EKLE

banner34

banner35