banner32

Prof.CENAL: Aşırı Sıcaklar Kalp Ve Damar Hastalıklarını Nasıl Etkiler ?

Gazeteci yazar Hüseyin Çetiner Avrasya Hastanesi Zeytinburnu yerleşkesi başhekimi Prof.Dr.Ali Rıza Cenal ile  Kalp Ve Damar hastalıkları ile ilgili dikkat çeken bir röportaj yaptı. İŞTE O RÖPORTAJ…

Hocam bildiğiniz üzere bütün dünyada aşırı sıcaklar var. Bunun Kalp ve Damar Hastalıklarına etkisi ne olur ?

Bu aşırı sıcaklara değinmişken iklim değişikliği üzerinde de iki cümle etmekte fayda var.  Çünkü son derece önemli olduğunu düşünüyorum.

 İklim değişikliliği artıyor ve artmaya devam edecek gibi gözüküyor. Fosil yakıtlarının azaltılması enerji kullanımındaki değişiklikler çok acil bir şekilde bunların üzerine gidilmesini gerektiğini düşünüyorum.

Hava sıcaklığının kalp konusundaki etkilerine gelince, aslında sıcak havanın kalbe çok bir zararı yok.  Özellikle kalp damarlarına çünkü biliyorsunuz kalp damarları soğukta büzüşür sıcakta genişler o açıdan damar yönünden bir problem yok ama sıcak hava ve nem özellikle solunum yollarını etkileyebilir solunum sıkıntısı yapabiliyor.

 Aşırı sıcaklarda tansiyon değişiklikleri önemli.  Daha önce tansiyonu yüksek olan kişilerde bu havalarda tuz ve su kaybından dolayı tansiyon düşmeleri olabilir bu önemli problem yaratabilir. Su alımına dikkat etsinler susuz kalmamak gerekiyor. 

Tansiyon ilaçları daha önce kullanıyorsa mesela onları bir gözden geçirmek gerekiyor. Tansiyon ilaçlarını belki biraz azaltmak gerekiyor. Kışın tansiyon miktarları yükselirken yazın düşebiliyor bu yüzden biraz daha sıkı takip etmek lazım. Yaz aylarında özellikle takip etmek lazım.

 Kalp yönünden damar tıkanıklığı yönünden çok bir problem değil sadece aşırı nem eğer KOAH varsa akciğer problemleri varsa olumsuz etkiler.

Pandemi sürecinde Kalp ve Damar Hastalığı olanlar hekimlerinden yeterli desteği aldı mı almadı mı? Bir hekim olarak bu konuda ne tür tespitleriniz oldu?

Pandemi’nin ilk çıktığı yıl özellikle mart, nisan, mayıs aylarında birden kapandık. O dönemde sadece pandemi hastanesi olduk. Diğer hasta alımları ve ameliyatlar durdu. O dönemde hakikatten çok problemler yaşadık.

Yani evde ani kalp krizleri ani ölümler yaşandı ve insanlar doktora gitmediği için gerekli şeyleri yapmadı. Özellikle kalp hastası olanlar kalp yetmezliği olanlar tansiyon hatası olanlar gelemedi onlarla ilgili ciddi problemler yaşandı. Daha sonraki dönemlerde ikinci yılda çok problem yaşamadık. Tecrübe kazandık alıştık. Hastalarımız gelmeye devam ettiler anjiyolar, ameliyatlar devam etti.

Her birimde hasta kabul ediyor musunuz?

Tabi her birimden hasta kabul ediyoruz.  Pandemi döneminde kapanma döneminde bile kapanmadık. İzole ettik COVİD-19 hastalarının yattığı yerleri. 

Bizde önlemlerimizi aldık hem girişte hem çıkışlarda olsun. Hastalarımızdan ve refakatçilerden bile PCR testi istedik. Önlemleri iyi aldığınız zaman problem yaşamadık.

Bu üçüncü kapanmada bile biz her şeye devam ettik. Hiçbir hastamız COVİD-19 olmadı. Alıştık tecrübe kazandık. PCR testlerine de artık çok hızlı bakıyoruz. Sabah geliyor PCR testine bakıyoruz 2-3 saat sonra çıkıyor ona göre tedavi ediyoruz.

Nükler Stres testi ne demek?

Sintigrafi dediğimiz test, radyo nükleid bir madde veriyorsun. Efor sırasında damarlarda tıkanıklık olup olmadığını anlıyorsun.

Çalışan kalpte Kroner Bypass Cerrahisi hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?

Kalp cerrahisi tarihi aslında yeni 1900-70 li yıllarda yapılmaya başladı. Kalp Akciğer makinesi bulunduktan sonra açık kalp akciğer ameliyatları yapılmaya başlandı. 

Kalp Akciğer makinesiyle ne yapıyoruz. Kalbi ve Akciğeri durduruyorsunuz her şey kansız cansız steril bir şekilde ameliyatı yapıyorsunuz.  Kalp damar cerrahisi böyle başladı. 90’lı yılların ortalarından sonra koşu yolu hastanesi olarak bazı durumlara da ve hastalarda durdurmadan da yaparız olayı çıktı. Minival İnvaziv dediğimiz küçük bir alanı keserek yapılan daha konforlu bir yönteme geçtik.

Durdurarak yapılan ve durdurmadan yapılan arasında ne gibi bir fark var?

Kalp Akciğer makinesine bağlandığı zaman sonuçta bütün kan hortumlardan çıkıyor değişik yerlerden geçiyor sonra tekrar damarın, kalbin içine dönüyor. Buna vücut reel tepki gösteriyor. Çünkü kan damardan çıkınca pandemi de çok konuştuğumuz sitokin fırtınası oluyor.

Bütün bağışıklık sistemi uyarılıyor. Buna bağlı olarak akciğer problemleri böbrek problemleri gibi birtakım problemler oluyor. Ama bağlanmadığı zamanda bu problemler gerçekleşmiyor. En büyük avantajı bu oluyor.

Son yıllarda 95’li yıllarda mitkep dediğimiz meme altından küçük bir kesikle iki damarı yapmaya başladık bu daha popüler oldu.  Her iki yöntemle de yapabiliyoruz.

Yaparken problemimiz neydi. Çalışan bir kalbin üzerinde hareket etmek daha zor. Yıllar içersin de bu gelişti Stabilöptör makinasıyla Bypass yapacağımız yeri stabil, kansız bırakıyoruz. Konforlu ve güvenilir bir şekilde yapıyoruz.

Çocuklarda kalp ameliyatı yetişkinlere göre daha mı riskli yoksa tam tersi mi?

Çocuklarda olan kalp hastalıkları doğuştan olan kalp hastalıkları, kalpte delikler damarlarda değişiklikler daha kompleksli ve böyle olduğu için ölüm oranları daha yüksek.

Son yıllarda bu baya düştü. Normalde eskiden yarı yarıya oluyordu ama şimdi birlere üçlere kadar düştü. Çocuk ameliyat etmek tabi daha zor. Ameliyat sonrası yoğun bakım dönemi daha zor ve yapılan ameliyatlar daha kompleksli. Mesela bizim yetişkinlerde yaptığımız ameliyatlar Bypass ameliyatı, kapak ameliyatı daha kolay çocuğa göre.

Ameliyatsız varis tedavisi hakkında biraz bilgi verirmisiniz?

Varis de Kalp Damar Cerrahisinin alanına giriyor. Eskiden Genel Cerrahinin alanıydı. Son on yıldır Kalp Damar Cerrahisinin alanı. O tür ameliyatlarda yapıyoruz.

Erkeklerde mi kadınlarda mı daha çok görülüyor.

Kadınlarda daha çok gözüküyor. Görüntü rahatsızlığı yapıyor. Sağlık açısından çok sıkıntı yaratan bir şey değil.

Çok az bir kısım hastada ödem yara yapabiliyor. Onlar ciddi bir sağlık problemi yaratıyor. Onun dışında Sanıldığı kadar ciddi hasarlara sebep olmuyor.

 Uzun süre ayakta kalanlarda, hamilelerde, kadınlarda hormonal nedenlerden dolayı biraz daha fazla olabiliyor. Çok ayakta durunca ayakta ağrı yapabiliyor gece kramplar girebiliyor. Ameliyatlarında da derinden değil de yüzeyde olanlara lazerle olsun yapıştırıcıyla olsun küçük bir ameliyatlarla olsun müdahale ediyoruz. Çok da zor ameliyatlar değil.

Peki hocam birazda Avrasya Hastanesi ve sizin 2. yıla yaklaşan Başhekimliğinize geleceğim. Sizden sonra hastanenin çevresi baya bir değişti.  Özellikle alt katlardan başlamak üzere.

Neler söyleyebilirsiniz. Bölgenin en iyi hastanesi diyebiliyorum kendi adıma.  Bize biraz hastaneyi anlatabilir misiniz?

Tabi bizim burası 22 yılı geçmiş bir süredir var. O zamanki teknoloji ve mimarlık biraz geriydi.  Şuan çok iyi oldu. Kablolardan tutun giriş ve çıkışı bütün katları tadilat yaptık. Tadilatımız kalmadı. Eksi birdeki bölümde laboratuvar kısmını yukarı aldık.

 Avrasya hastanesi güvenlik konusunda olsun hastaya yaklaşım konusunda olsun son derece iyi bir hastanedir. Merdiven altı hastane değildir.

Başhekimlik mi doktorluk mu? Hangisinde daha çok zorlandınız bu pandemi sürecinde?

Başhekimlik zor. Özellikle bu pandemi sürecinde yükümüz ağırlaştı. Bütün sorumluluk Başhekimlere verildi. Hastalık yönetim diye bir sistem kuruldu. Bir problem oldu diyelim direk başhekime yönlendiriliyordu.

 Kimseyi muhatap almadan. Sadece başhekim muhataba alınıyordu. Allah’ın izniyle bu işin üstünden de geleceğiz.

Bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. Son olarak söylemek istediğiniz bir şey varsa alalım.

Bu pandemi sürecini atlatmak üzereyiz. Aşı konusuna değinmek istiyorum. Hem ülkemizde hem dünyada inanılmaz bir aşı karşıtlığı var. Propaganda var. Özellikle bu sosyal medyayı çok iyi kullanıyorlar. Bunun için çok üzülüyorum. Bunun içinde hekimlerde var maalesef. Hekimler çok etkiliyorlar.

Ama neden yapıyorlar. Örneklendiriyorlar da şu felç oldu gibisinden.

Yüz bin de olan bir şeyi sanki bütün aşılarda oluyormuş gibi yapıyorlar. Onların dedikleri yüz binde bir ama sen COVİD-19 olduğunda bu yüzde 70, milyon katı fark var aşı olanla olmayan arasında. Herkesin aşı olması lazım. 20 milyonun üstünde aşı olmayan insan var.  Eğer ülkemizde bu aşı sistemi iyi gitseydi şu an da COVİD-19 yoktu diyebiliriz. Ama şuan önümüzde hala bir tehlike duruyor. 4. Dalga olacak gibi gözüküyor sırf bu aşı olmayanlardan dolayı.  Lütfen aşınızı olun.

Kaynak:

İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)

Güncelleme Tarihi: 26 Ağustos 2021, 11:08

Hüseyin ÇETİNER

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner34