banner32

Kamil insan olabilmek



Günümüzde kâmil insan olabilmek çok zor. Bunu bir çok olay için söyledim. Başakşehir de kendisi gibi düşünmediğin bazı seçilmişler işlerini yapacakları yerde yazı erbabı insanlara   damga vurmakla meşguller.

Eskiden Kâmil insanlar bir sorun veya sıkıntı yaşadıkları zaman işin kolayına kaçıp başkasını suçlamazlardı. Gerçek  çözüm için acaba ben nerede hata yaptım ki bu musibet başıma geldi der ve soruna çözüm bulurdu.

Şimdilerde ise kimse ben hatalıyım diye nefis muhasebesi yapmak yerine hemen kendisi gibi düşünmeyen kişiye damga vurarak kendisini ak sudan çıkmış ak kaşık sanıyor. Hal böyle oluca da kısa sürede çözülecek olan bir çok sorun içinden çıkılmaz hal alıyor.
6 Şubat 2012 ve Başkaşehir 

ÇETİNER MEDIA GROUP’un amiral gemisi olan İstanbul Times Gazetesinin 6 Şubat 2012 tarihinde Zeytinburnu Belediyesi Kazlıçeşme Kültür Merkezi Akdeniz Salonunda 5.Kuruluş yıl dönümü ve plaket takdim töreni vardı.

CHP.Başakşehir İlçe başkanı Özgür Karabat,ve kadın kolları başkanı Ayfer Dikbaş  yönetimleri ile bu mutlu günümüzde yanımızda oldular. Bazen okurlarım neden CHP.nin haberlerine çok yer veriyorsun diyorlar.

İşte bu ve benzeri olaylar bizim CHP.nin etkinliklerini daha çok takip etmeye yöneltiyor. Özgür başkan ve yönetimi bize değer veriyor  biz de onlara değer veriyoruz. 

Zaman zaman beşeri münasebetlerinin eksik olduğu ile alakalı Başakşehir Belediye başkanı Mevlüt Uysal’ı eleştiren yazlar yazdık. Başkan  Kâmil bir insan olabilseydi bir çok şekilde neden böyle düşündüğümüzü sorsaydı biz de gerekçeleri ile anlatırdık.  Ama başkan camin içinde bile bizimle birer medeni insan gibi konuşmak yerine hakaret ve kavgacı bir üslup seçmiştir.

Belediye basın biriminden gelen haber akışını bile keserek basın’a karşı ne kadar baskıcı olduğunu ortaya koyan bir başkan ile karşı karşıyayız. Bizim başkanın yaptığı ve haber değeri bile olmayan basın bültenlerine çok ihtiyacımız yok.

Ama olayı bu kadar küçük düşünebilmek beni üzdüğü için bunu vurguladım.m.şkan olduğunu vurgulamak için bu konuyu yazmaya değer buldum.

Bu konuda kimsenin kalbini yarıp bakacak bir güç ve imkanım yok. Ancak Ak Parti Başakşehir Camiasınde kimsenin gecemize katılmamış olması aklıma Belediye başkanı Mevlüt Uysal ’ın bana selam veren herkesi cezalandırmasından Çekindikleri için
6 Şubat 2012 de yaptığımız geceye katılmaktan imtia ettiler.

Bunun için kimseyi suçlamıyorum ve gönül koymuyorum.Sadece bir durumun fotoğrafını çekmek için tarihe not düşmek adına içimden geçenleri okurlarımla paylaşıyorum.

Mevlüt Uysal'a gecemizin davetiyesini bize yapılan bunca haksızlığa rağmen kendim götürüp sekreteryasına teslim ettim. Başkan kendisi gecemize gelmediği gibi gelecek olan kişilere de mesaj niteliği taşıyacak sinyaller verdiği için makam,mevki ve menfaatleri olan sevdiğim dostlarım çekindikleri için çok istemelerine rağmen gecemize katılamadıklarını düşünmekteyim. Canları sağ olsun demekten başka yapacak bir şey yok.

Canları sağ olsun. Uysal işi o kadar kişiselleştirdi ki birlikte çalıştığım mesai arkadaşımın nişanlısını hem belediyede ki işinden attı hem de partinin gençlik kollarından ihraç ettirerek benimle selamlaşanların başına neler geldiği mesajını Ak Parti teşkilatına iletmiş oldu. İşin bu kadar çirkinleştiğini gören ve belediye ile bir şekilde işi olan sevip saydığım bir çok dostumun gönülden gecemize katılmak istedikleri halde korkularından gecemize gelemediklerini biliyorum. Ve diyorum ki BU DA GEÇER YAHU … 
 
CHP.yi Özgür Karabat ile tanıdım 

Ak Parti için kurulundan başlamak üzere hapis cezası almak dahil bir çok bedel ödediğim halde CHP.yi Özgür Karabat sayesinde 29 Mart 2009 Belediye seçimlerinden sonra tanıdım. İyi ki de tanımışım.

 Adam gibi adam başkan Özgür Karabat diyorum. Özgür Karabat ihale veren bir makamda olsaydı derlerdi ki Özgür ihale vermiş Çetiner’de yazıyor. Benim için efendilik ve insanlık  para puldan öncedir.

İşte dostlar neden çok CHP.haberi yapıyorsunuz işinin hikayesi buradan başlıyor. Ama Mevlüt Uysal’ın insanları adam yerine koymayan  tavrının yanında insancıl  hareket eden ve basın’a önem veren Özgür Karabat’ ın haberleri elbette gazete ve haber portallarımızda çıkacak.

Gecemiz Muhteşemdi Ayhan Özgürel ve Mevlüt Uysal’ı beklemiştik 

İnsanlarn ve devletlerin hayatında çok önemli günler vardır. Osmanlı devletin için 1299 yılı, Türkiye Cumhuriyeti için de 1923 yılının anlam ve önemi çok büyüktür. İstanbul Times Gazetesi için de 6 Şubat 2008 çok önemli bir gündür. Çünkü ilk sayımızı o gün çıkararak yayın hayatına başladık. Uysal kendisi gelmediği gibi gelecek olanlar da birlikte çalıştığımız  arkadaşımızın nişanlısının işine
son verdiğini bilenler elbette başkanın kendilerine dokunmaması adına bizden uzak duracaklar.

Ak Parti Başakşehir ilçe gençlik kolları başkanı Furkan kardeşim Mevlüt Uysal’ın personeli olduğundan dolayı hiçbir sağlıklı gerekçe ileri süremeden çalışma arkadaşımın nişanlısını gençlik kolları yönetiminden ihraç edebiliyor. Hey gidi günler hey nerelere kaldık. Elde ettiği gücü insanları ezmek ve küçük düşürmek için kullanan makam ve mevki sahiplerinden ALLAH'a sığınıyorum. Bu zulüm nereye kadar devam edecek Ak Parti il yöneticilerine soruyorum. Başkanın derdi benimle olması gerekirken çevremde ki insanların onur ve haysiyetlerini belge bilgi olmadan ayaklar altına almasından dolayı kendisini ALLAH'a havale ediyorum.  Ak Parti Başakşehir ilçe başkanı Sayın Ayhan Özgürel'in de hem gençlik kolları başkanına hem de Beleidye başkanına kuruluşundan bugüne bize hizmet veren genç bir kızımızı hangi belge ve ses kaydına göre cezalandırıyorsun demesini beklerdim.  

Bu kızcağız çalışma arkadaşım ile sözlendiği günden beri önceden tanıştığım için selam alıp verirdim. Yazdığım yazılardan dolayı kendisi zarar görmesin diye ALLAH'ın selamını vermekten bile geri durduğum halde yazdıpım bir yazıda hiç bir suçu olmayan bu kızcağızı suçlamalarının bana verdiği üzüntüyü yazmaya bile gerek yok.

Biz başkan ile alakalı gelen belden aşağı ve kendisini rencide edecek hibir yayın yapmadık yapmayacağız da ama biz 124 bin peygamber adına bize haber verenin o kızcağız olmadığını söylediğimiz halde  ve bu zulmü yapanlarda haberi verenin o kişi olmadığını tahmin ettikleri halde sadece dostlarıma mesaj vermek adına yaptıkları bu ÇİRKİN
 hareketin vebalini hayatları boyu üzerlerinde hissedeceklerine eminim.

Neyse yazımı Üstat Bediüzamanın şu sözü ile bitireyim "Haksızlığı hak zan edenlere karşı hak dava etmek bir nevi haksızlıktır"


Başakşehir Times / Hüseyin Çetiner

 
YORUM EKLE

banner34

banner35