banner32

Şevket Eygi ile Bab-ı Ali Hatıraları

Yayın dünyasının yarım asırlık üstadı Şevket Eygi Başakşehir Söyleşileri’nde vatandaşlarla buluştu.

Şevket Eygi ile Bab-ı Ali Hatıraları
Moderatörlüğünü Demet Tezcan’ın yaptığı söyleşiye Başkan Yardımcısı Haluk Dikbaş, Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Basri Akdemir ve çok sayıda Başakşehirli katıldı.

Bab-ı Ali hatıralarından önce aile hayatı ve Diyanet İşleri’nde memuriyetinden bahseden Eygi; ”Diyanet İşleri Bakanlığı o zamanlar bir köşeye atılmış, umursanmayan bir haldeydi. Ehl-i sünnet ve cemaat konusunda çok hassaslardı, en büyük özellikleri bunlardı. O zamanki müftülerin hepside medrese icazetine sahiptiler. Rejimin ağır baskısına rağmen dininden kimse taviz vermezdi.” dedi.

'30 bin kişiyi namazda topladım'


Benim gazeteciliğim Atlas Okyanusunu sandalla geçmeye benzemektedir, diyen Şevket Eygi gazetecilikle ilgili yaşadığı zorluklardan da bahsetti.

“Namaz büyük bir güçtür ve ancak ihlasla var olur. Resullah (S.A.V.) bile bir tek farz namazlarını tek başına kılmamıştır. Bende buna istinaden gazete köşemde bir yazı yazdım ve herkesin Cuma namazında toplanmasını istedim. O zaman 30 bin kişi Süleymaniye Cami'nde toplanmıştık. Daha sonra yaptığımız duyurularda da aynı sayılara ulaştık ve farklı illere de gittik.”

'Parasız gazete çıkartamazdık'

Şevket Eygi sözlerini şöyle sürdürdü, “Gazetecilik bir hizmettir fakat bunun yanında parada gerekmektedir. Ben aktif gazetecilik yıllarımda çok sıkıntılar çektim. Haysiyet ve şerefini ortaya koyarak bir iş yapmak istemiyorsan para bulmak da zorlaşır. Gazete çıkarmak için de para gerekmekteydi tabi. Tam mesleği bırakacakken rahmetli Erbakan sayesinde mesleğe geri dönmüştüm. Fakat 3 şartım vardı yazılardan telif almayacaktım, yazılarıma müdahale edilmeyecekti ve tek bir harf bile tashih olmayacaktı dedim ve kabul edildim. O zamanlar gazete çıkartmak özellikle teknik anlamda çok sıkıntılıydı. Fax yok, fotokopi yok, telekslerle ajanslara iş yapmaya çalışırdık. Şimdilerde öyle değil tirajlar yanlış rakamlarla sunulur halde. Necip Fazıl'ın çok sevdiğim bir lafı vardır; ”Bir gazetenin tirajı bayiden parayla alınmasıyla belirlenir”

Eygi, Adnan Menderes’in ölümünden sonra bir yazı kaleme aldım ve bu da ilk hapishane tecrübemi yaşattı. O zamanlar sıkıyönetimde devam ediyordu hemen yakaladılar zaten. Tam 99 gün tutuklu kaldım. Daha sonraki yıllar yine yazdığım yazılardan dolayı 3 kere daha hapishaneye düştüm, diyerek yaşadığı sıkıntılı dönemleri anlattı.

Program sonunda salonda bulunan lise öğrencileriyle sohbet eden Şevket Eygi’ye ve Demet Tezcan’a Başkan Yardımcısı Haluk Dikbaş tarafından çiçek takdim edildi.  

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner34