banner25

Prof. Dr. Fazlıoğlu Türklerin dünya tasavvurunu anlattı

Başakşehir Belediyesi Kültür-Sanat Söyleşileri Şubat ayının son programında Yazar Yusuf Özkan Özburun ve İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu’nu ağırladı. ‘Anlamak ve anlamlandırmak: İslam-Türk Felsefe-Bilim tarihi nasıl çerçevelenir?’ üst başlığında gerçekleşen söyleşi programında Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu, Türklerin dünya resimleriyle ilişkilerini ve dünya tasavvurlarını anlattı.

Prof. Dr. Fazlıoğlu Türklerin dünya tasavvurunu anlattı
 Başakşehir Emin Saraç Kültür Merkezi’nde gerçekleşen söyleşi programının ev sahipliğini Başakşehir Belediyesi Başkan Yardımcısı Haluk Dikbaş yaptı. Başakşehirlilerin yoğun katılım gösterdiği gecede Moderatör Yazar Yusuf Özkan Özburun yaptığı açılış konuşmasında şunları kaydetti, “İhsan Fazlıoğlu hocam ile birlikte ezberlerden, hamasi nutuklardan, günübirlik düşüncenin hegemonyasından uzaklaşarak bir çizgiyi tutturmaya gayret edeceğiz. Anlamak ve anlamlandırmak İslam Türk düşünce tarihi ekseninde baktığımızda ortaya çıkan bir durum var ve bu durumun yansımaları var. Bu yansımaların da ana parametreleri var. Tüm bunları anlamaya çalışmamız ve ortaya çıkartmaya çalışmamız gerekiyor. Geçmişi sadece bir savaş psikolojisi ile değil, ilimce bir yaklaşım ortaya koyabilmemiz gerekiyor. İdrak dediğimiz şey hocamın da bahsettiği gibi arkasından koşup yakalamaya çalıştığımız şeydir.”

 

‘Bilim insanlarının ortak üretimidir’

 

Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu sözlerine bir medeniyeti anlayabilmek için gerekli olan kavramları anlatarak başladı, “Model ile şema ile olan ilişkide iki türlü yaklaşım vardır. Kimisi tek tek olgular ile uğraşıyor kimisi ise masa başı felsefesi yapıyor. Bu ikisini birlikte nasıl düşünebiliriz? Buna bakmak gerekiyor. Ölçü almadan pantolon dikerseniz bu kişiye uyumaz. Bu nedenle modelle gerçeklik arasındaki ilişkiyi doğru kurmak gerekiyor. İslam'ın 1500 yıllık tecrübesini nasıl ele alacağız? Model olmayınca gürültü olur, toz duman olur. Sadece kendi medeniyetimizi değil başka medeniyetlerle olan ilişkilerimizi başarılarımızı başarısızlıklarımızı da ele almak gerekiyor. Biz İslam denince tek biçimli bir medeniyet zannediyoruz. Bir medeniyeti anlayabilmek için üç temel kavrama dikkat etmek gerekir. Bu üç kavramın ilki hayat görüşüdür, ikincisi dünya resmidir. Üçüncüsü ise dünya tasavvurudur.  Hayat görüşü; bir medeniyetin üzerine kurulduğu hayatın anlamlandırdığı temel kabuller demektir. Hayat görüşü olmadan hiçbir şeyi anlamlandıramayız. Medeniyetleri birbirinden farklı kılan metafizik çanaklarıdır. Dünya resmi ise insanların dünyaya ilişkin ürettikleri bilimler dediğimiz disiplinlerin ürettiği yapılardır. Dünya tasavvuru ise şudur; sizin bir hayat görüşünüz var, bir de dünya resimleri var. Bu ikisi ile entegre olduğunuzda dünya tasavvurları ortaya çıkar. Bizim anlayamadığımız budur.  İslam medeniyeti ortaya çıktığı coğrafyada çok kadim bir medeniyettir. Bilim insanlarının ortak üretimidir. Bilgi güneşe benzer ırkı dini olmaz.”

 

“Resmi bilmedikleri için koca koca adamlar tartışıyor. Biz dünya tasarruflarını hayat görüşü haline getirdik. İlim olmayan yerde gürültü olur. Toplum irfan üzerine değil ilim üzerine kurulur ve irfan ilmin üstündedir. Bizim şu anda dünya tasavvurumuz ithaldir. Günlük siyasette duygular ön plandadır. Bilim adamı taraf olduğu zaman insanlar ona itimat etmez. Bu gayet doğaldır. İslam coğrafyasına baktığımızda alimler politik yapıları dikkate almazlardı. Bu nedenle ilim adamlarının sözlerinin gücüne koruma adına günlük siyasetle ilgili rengini belli etmemesi gerekir.”

 

‘Envanteri çıkarılmamış bir medeniyetiz’

 

Kimyada fizikte en son gelişmeler okutulduğu halde sosyal bilimlerde son gelişmelerin takip edilmediğini belirten Fazlıoğlu şöyle devam etti, “Bizlerin literatürü takip etmesi gerekiyor. Vicdanları eğitmeyen sadece idrakları eğiten milletler o kişiler tarafından aşağılanmaya mahkûmdur. Envanteri çıkarılmamış bir medeniyetiz. Hiçbir din medeniyet kuramadı İslam'dan başka. Buna vahiy dinleri de dahildir. Dünya milleti çok fazla silahımız gücümüz olmamasına rağmen bizden korkuyor çünkü alternatif biziz. Potansiyelimiz çok güçlü. Biz buradan bir şeyler yapabiliriz. Batı bu gücümüzden korkuyor. Söyleyecek sözümüz var ama bizim geçmişe takılıp kalmamamız gerekiyor. Geçmiş ve gelecek seviciliği yapmadan sürekliliği korumamız gerekiyor. Bir iş yapılır adı sonradan konur. Biz hayat görüşümüzü koruyacağız, karşılaştığımız dünya resimleriyle, tecrübelerle iletişime geçeceğiz. Biz yola çıkmadan yol üzerine konuşmayı çok seviyoruz. Sadece hamaset yetmez.”

 

‘Biz geleceğe umutla bakıyoruz’

 

Başakşehir Belediyesi Başkan Yardımcısı Haluk Dikbaş program sonunda katılımcılara teşekkür ederek çiçek takdim etti. Dikbaş, selamlama konuşmasında gençlerden umutlu olduğunu belirtti, “Düşünce tarihimiz üzerindeki takıntı, aksaklıklar ve kafa karışıklıklarına dikkat çeken söyleşisi için  Sayın İhsan Fazlıoğlu’na ve Moderatörümüz Yusuf Özkan Özburun beyefendiye katılımlarından dolayı teşekkür ediyorum. Bu gece salonumuzda çok fazla gencimiz de var biz onlara güveniyoruz ve onların sayesinde geleceğe umutla bakıyoruz.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner34

banner35