banner32

Her yer KERBELA Her Gün AŞURA

Bir Kerbela acısının yıl dönümüne daha ulaştık.Ehlibeyt sevdalılar'ı Hz.Ali' nin Oğlu ve Peyamber torunu İmam Hz.Hüseyin'e yapılan zulümleri genç kuşaklara ulaştırmak adına AŞURA gününde bir çok hüzünlü etlkinlik yaparak adeta o günü yaşatıyorlar...

Her yer KERBELA Her Gün AŞURA
İslam tarihi içinde kapanmayan bir yara olarak bugüne kadar devam eden Kerbelâ Olayı ya da Kerbelâ Savaşı, 10 Ekim 680 (Hicri: 10 Muharrem 61) tarihinde bugünkü Irak sınırları içindeki Kerbela şehrinde, İslampeygamberi Hz.Muhammed'in torunu Hüseyin bin Ali'ye bağlı küçük bir birlik ile EmevihalifesiI. Yezid'e bağlı ordu arasında cereyan etmiştir.

İstanbul Times Haber Merkezi / Özel Haber –Hüseyin Çetiner

Bu savaş Şii ve Alevi inanışının belkemiğini oluşturan en önemli olaylardan biridir. Hz.Muhammed'in kızı Hz.Fatıma'nın Hz.Muhammed’in yeğeni Ali'den olma oğlu İmam Hüseyin'in ölümü, Şiilerce her sene Aşure Günü'nde yâd edilir.

Kerbela İstanbul’da

İslam aleminin bir çok beldesinde olduğu gibi İstanbul Halkalı ve diğer bir çok ilçede bu hazin olay ile alakalı her sene seminerler,tiyatrolar ve anma etkinlikleri yapılıyor. Türkiye Caferileri tarafından her sene Küçükçekmece Halkalı Zeynebiye meydanında on binlerce Ehlibeyt sevdalısının Katılarak acısını tazelediği anma ve matem programlarında göz yaşı sel olup akıyor.

Karbela katliamı nasıl meydana geldi ?
Hz.Muhammed'in 632 yılında vefat etmesinden sonra Müslüman toplumunun başına kimin geçeceği kaygısı baş gösterdi. Müslümanların bir kısmı ilk olarak Ebu Bekir'in halifeliğini kabul ettiler.

Ebu Bekir'den sonra sırasıyla Ömer bin Hattab, Osman bin Affan ve Ali bin Ebu Talib'in halifeliğini kabul ettiler. Bununla beraber bir kısım Müslümanlar Hz. Muhammed'in yeğeni ve damadı olan, çocukluğundan itibaren evinde büyümüş ve onu korumak için kendi hayatını tehlikeye atmış olan Ali'nin ilk halifelik için daha doğru bir seçim olduğunu düşünüyorlardı.

Üçüncü halife Hz. Osman asiler tarafından şehit edilince dördüncü halife olarak Hz.Ali başa geçti. Ha.Osman'ı halife kabul edenler onun katilini bulana kadar Hz.Ali'yi halife olarak kabul etmeyeceklerini söylediler ve Müslüman toplumu ilk kez iç savaşa sürüklendi.

İslam Devleti, Hz.Ali ve Hz. Muaviye önderliğinde ikiye bölündü. Hz.Ali, 661 yılında HaricilerdenAbdurrahman İbn-i Mulcem tarafından gerçekleştirilen bir suikastte şehit oldu ve iktidar 20 yıllığına Hz.Muaviye'nin eline geçti.

Hz.Muaviye, oğlu Yezid'in kendinden sonraki halife olarak kabul edilmesini daha hayatta iken garantiye almaya çalıştı. Taraftarlarına Yezid'e bağlılık yemini ettirdi. Yezid başa geçince ilk iş olarak Medine valisine bir mektup yazarak Hz.Hüseyin bin Ali'ye değil, kendisine itaat etmesini, aksi takdirde bunu canıyla ödeyeceğini bildirdi.

Bu arada Hz. Hüseyin Kufelilerden kendisine bağlılıklarını sunan mektuplar alıyordu. Kufe'ye gelip halife olduğunu ilan ederse Hz.Hüseyin'i destekleyeceklerini söylüyorlardı. Hz.Hüseyin bu teklifleri ciddiye aldı ve Kufe'deki taraftarlarının gerçekte olduğundan çok daha fazla olduğunu zannetti. Yaklaşık 70 taraftarı ve ailesi ile Kufe'ye doğru yola çıktı.

Sayıca fazla olmayan Kufeli taraftarları Yezid'in yandaşları tarafından bastırıldı.Hz.Hüseyin ve beraberindekiler Kerbela'da Yezid'in 4500'e yakın adamıyla karşılaştılar. Burada meydana gelen savaşta Hz.Hüseyin ve taraftarlarının hepsi şehit edildi ve ailesi esir alındı.

Hz.Hüseyin tüm Müslümanların göz nurudur

Şia ile Ehli Sünnet arasında Hz.Hüseyin sevgisi aynı derecede en üsttedir. Şia uleması Kerbela olayında Hz.Muaviye ve evlatlarını suçlarken ehlisünnet Hz.Muaviye’nin Hz.Muhammed’in sır katibi ve sahabesi olduğunu ileri sürerek Kerbela olayına kılıcımız karışmadı hata yapar günah işleriz düşüncesi ile de dilimizde karışmasın tezini savunurlar.

Gerekçeleri de sonuçları çok acı olan Kerbela vakasını sık sık konuşup İslam ümmeti arasına daha çok ayrılık ve düşmanlığı sokmamak adına bu olayı mümkün mertebe konuşmamayı tercih ederlerken Şia uleması ise tam tersini yaparak Kerbela faciasını unutturmamak adına ciddi etkinlikler yapıyor.
Şiilere göre Hz. Ali'nin oğulları yenilmez savaşçılardır, çok yüce şahsiyetlerdir ve halifelik makamının su götürmez sahibidirler.

Sünni Müslümanlığında da en yüce sahabelerden ve dört büyük halifeden birinin oğulları oldukları için çok yüce şahsiyetlerdir ve dini liderler olarak kabul edilirler. Sünnilere göre de seçilmemiş ve zorla başa gelmiş bir halife tarafından katledilmişlerdir.

Kaynak : İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner34