banner25

Gazeteci-yazarların gözünden Milli İradeye kumpas girişimleri

17-25 Aralık’tan 15 Temmuz’a, Milli İradeye darbe girişimleri gazeteci ve yazarların tanıklığında konuşuldu.

Gazeteci-yazarların gözünden Milli İradeye kumpas girişimleri
 Başakşehir Belediyesi söyleşilerinde bu hafta Milli İradeye karşı düzenlenen darbe girişimleri masaya yatırıldı. Söyleşi programına Gazeteci-Yazar Nihal Bengisu Karaca, Yazar Nurettin Veren, Gazeteci-Yazar Ferhat Ünlü konuşmacı olarak katıldı. Başakşehir Emin Saraç Kültür Merkezi’nde gerçekleşen programın ev sahipliğini Başakşehir Belediyesi Başkan Yardımcısı Haluk Dikbaş yaptı.

 

Programın moderatörlüğünü yapan Gazeteci-Yazar Ferhat Ünlü açılış konuşmasında şunları kaydetti, “Çoğu kimsenin henüz saf seçmeye çalıştığı güç dengelerini gözettiği zamanlarda Başakşehir Belediyesi Fetö olaylarında hem İstanbul özelinde hem de Türkiye genelinde milli iradeye yönelen bir harekatın kodlarını çözerek örgüte karşı duruşun öncüsü olmuştur. Öncelikle bu örgütün bu aşamaya nasıl geldiğini ve amacını çok iyi anlamamız lazım. Biz millet olarak değişik örgütlerle mücadele etmeye alışık bir milletiz. Terör örgütleri konusunda acı tecrübelerimiz var. Ama böylesi ile hiç karşılamadık. Devletin içine örümcek ağı gibi sızmış bir örgütten bahsediyoruz. Devlet bu örgütün adını koymakta neden geç kaldı? Bunun en büyük sebebi örgütün Amerika koruması altında olmasıdır. Hiçbir darbe yönetimi bu ülkede bu örgüte karışmadı, karışamadı. 17-25 Aralık sürecine kadar yaşanan çatışmalar kamuoyuna doğru yansıtılan şeyler değildi. 2011’de 70-80 tane dönemin başbakanı R. Tayyip Erdoğan’dan milletvekili istediler, Sayın Cumhurbaşkanımız elinin tersi ile itti. 2011’inin sonunda karanlık olaylar gerçekleşti. Bunlar her şeyi istiyorlardı. Baktılar ki olmuyor, bunun üzerine ardında yönetilecek bir ülke bırakmak kaydı ile Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan’ın temsil ettiği milli iradeyi devre dışı bırakırız, dediler. Siyasal aklı alıp yolsuzluk operasyonu altında bir operasyon kurguladılar. Baskı rejimi kurguladılar. Milletin sağduyusu ile kalkışma bertaraf edildi.”

 

‘Fetö ile mücadele etmek boynumuzun borcudur’


Yazar Nurettin Veren ise yaptığı konuşmada, “Fetö örgütü bizim milletimiz maneviyata olan düşkünlüğünü çok iyi değerlendirdi. Çok küçük bir adımla başlayan bu örgüt insanların maneviyatını kullanarak büyüdü. Hiç kimse bu kadar güzel bir başlangıçtan sonra devleti yutmaya niyetlenecek bir Frankenstein olabileceğini düşünemezdi. Dindarlara yapılan baskılara karşı antitez olarak halkı kendine çekti.”

 

Veren, Fetö terör örgütüne karşı mücadeleyi bırakmamak gerektiğini vurgulayarak “Devlet ve vatandaş cemaatlere karşı uyanık olmalıdır. Fetö örgütü bugün hala tüm canlılığını şekil değiştirerek korumaktadır. Vatandaşlarımız Kuva-i Milliye teşkilatlanması gibi aynı şekilde mücadeleye devam etmelidir. Her şeyi devletten beklememek gerekir. Teşkilatın görünen kısmı %5’dir. Bu örgütlenmeye karşı bizim yaptığımız çalışmalar onların sakalını kesmek kadar küçük bir zayiattır. Topyekün tüm ülke Fetö örgütüne kadar mücadele etmelidir. Yeni nesillerin kafası çeliniyor, devşirmeler devam ediyor. Onların bu gayretine karşı bizim gayretimiz zayıf kalıyor. Çocuklarımızı korumak adına mücadele etmeliyiz. Fetö ile mücadele etmek boynumuzun borcudur.” Şeklinde konuştu.

 

‘Darbe girişiminde devletin namusunu millet kurtardı’


Gazeteci-Yazar Nihal Bengisu Karaca ise konuşmasında, “ Fetö terör örgütünün tam olarak sırrı çözülememiştir. Fetö terör örgütü diğer terör örgütlerine de benzemiyor. Bu örgüt asla niyetlerini söylemediği için anlayamadık. Örgüt üyelerinin de tam anlamıyla örgütün niyetini bildiğini düşünmüyorum. Örgüt üyelerini bugün hala korkunç bir örgüte üye olduklarına inandıramıyorsunuz. Öğrencilik yıllarından beri örgüt üyelerine tek bir anlatı öğretildi, politika ile ilgilenmeleri de yasaklanmıştı. Bu ülkede dindarlara yönelik bir baskı vardı, bu örgütte bundan fazlasıyla yararlandı. Bastırılmış korkutulmuş insanlara büyük bir gelecek vadetti ve çoğu kesim de inandı. Darbe girişiminde devletin namusunu millet kurtardı. Devlet var gücüyle bu yapıyı çökertmeye çalışsa da 15 Temmuz tam anlamıyla başarısız olmuştur, diyemeyiz. Bu girişim ile dengemizi ve istikrarımızı bozdular. Bu acı gerçeği kabul etmezsek, hangi kırılgan hatları hedeflediklerini tespit edemezsek daha sonra neler tasarladıklarını çözemeyiz” dedi.

 

‘Başakşehir olarak safımızı ilk günden itibaren seçtik’


Soru cevapla aşamasından sonra Başakşehir Belediyesi Başkan Yardımcısı Haluk Dikbaş konuşmacılara katılımlarından dolayı teşekkür ederek çiçek takdim etti. Başkan Yardımcısı Dikbaş yaptığı selamlama konuşmasında şöyle konuştu, “Biz dışarıdan gelen saldırılara karşı ülke olarak hazırlıklıydık ama içimizde beslediğimiz bizim gibi namaz kılan, zekat veren, altın nesil hayali güden güçlerle mücadele etme ile ilgili hazırlık yapmamıştık. 17 Aralık gerçekleştiğinde biz Başakşehir Belediyesi olarak tarafımızı seçtik, ne olursa olsun bu güçlerle mücadele edeceğiz, dedik. Çünkü bunlar bizim seçimle getirdiğimiz kişileri hukuk darbesi ile hapse atmaya yeltendiler.  Genel Kurmay Başkanını bile örgüt lideri ilan ettiler. Halk 28 Şubat acılarını yaşadığı için buna ses çıkartmadı. Biz mücadelemizde ellerindeki silahları almadık, rütbelerini sökmedik, Milli İrade tecelli ediyor, şeklinde üstlerine yürüdük. Fetö terör örgütü ile sonuna kadar mücadele edilecekse tüm kurumlarda eş, akrabaya bakmadan mücadele etmek gerekiyor. Bu mücadele de Başakşehir olarak iyi bir mücadele verdiğimize inanıyorum.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner34