banner32

Dert + Dert+ Dert mi ?

Yeni eğitim sistemi dert mi isimli panel 16 Eylül 2012 tarihinde Onurkentlilerin ve CHP Başakşehir ilçe örgütünün katılımı ile yapılan panele şehitlerimiz için saygı duruşunda bulunularak başlandı...

Dert + Dert+ Dert mi ?
 
İsimli panelimizi 16 Eylül 2012 tarihinde gerçekleştirdik. Onurkentlilerin ve CHP Başakşehir ilçe örgütünün katılımı ile yapılan panele şehitlerimiz için saygı duruşunda bulunarak başladık.

Dernek başkanı olarak yaptığım açılış konuşmasında derneğimizden bahsettim. 2009 da kurulan ilk yılında oldukça aktif olan sonrasında ise yer problemi nedeni ile faal olamayan derneğimizin tüm olumsuzluklara ve engellemelere rağmen yeni seçilen yönetim kurulu ile faaliyetlerine başladığını anlattım.

Derneğimizin, Onurkentlilerin ortak sorunlarının, sosyal ve kültürel paylaşımlarının yanında eğitime de önem verdiğine, toplumun genelini ve geleceğimizi ilgilendiren konularda da etkinlikler yaparak üyeleri ile ve Başakşehirlilerle bilgi paylaşımında bulunacağına vurgu yaptım.

Paneli de bu bağlamda organize ettiğimizi söyledim. 2 çocuk babası olarak 4 den 5’e geçen yeni sistemde orta okula geçen oğlumla, 6 da, 7 de ve 8 de 3 yıl üst üste dersaneye gidip SBS sınavlarına giren kızımın yaşadığı zorlukları ve çocukların psikolojik durumlarını anlattım. AKP iktidarının bir bakanı OKS yi kaldırıp 3 senede 3 ayrı sınav yapacağım diyor. Çocuklar 6 da, 7 de ve 8 de sınava giriyor. Dersanelere gidiyor.Sonra AKP’nin bir başka bakanı geliyor. Efendim sadece 8 de sınava girsinler yeter diyor.

Haliyle 6 da ve 7 de sınava girenler ( bir tanesi de benim kızım soruyor: Bizim emeklerimiz boşamı gitti onca zamanımız dersaneye verdiğimiz paralar ne olacak ?) Sonra ne oluyor bu senede yine AKP’ nin bir başka bakanı çıkıyor ve artık SBS ‘yi komple kaldırıyoruz.

Dersaneleri de kaldıracağız diyor. Bu nasıl bir Eğitim politikası ? Bu nasıl bir çelişki ? yap boz oyunu gibi sürekli sistemi değiştirerek çocukların gelişimini, psikolojisini, geleceğe olan güvenlerini bozuyorlar. Bizim yaşadığımız sıkıntılar da cabası……
 
Ders seçme ayrı bir komedi. Gidiyorum 5’e geçen çocuğuma 3 ders seçiyorum 1 tanesi Zeka Oyunları. Okul müdür diyor ki bu dersin kitabı da yok. Öğretmeni de yok. Müfredatı da yok.

Seçmeyin. Ya bu sistemi ben oluşturmadım. Bu dersleri seçmeli listesine yazıp benim önüme koyuyorsanız buna çözüm bulmakta sizin işiniz dedim. Sonrası ayrı bir muamma, el atından bir dayatma bir zorlama var.
Bir söylenti dolaşıyor ortalıkta hangi okul müdürü ilk 3 dersi (Kuran, Hz.Muhammed’in hayatı ve Din dersi) öğrencilerine daha fazla seçtirmeyi başarırsa terfi ettirilecek diye. Benden söylemesi….
 
Panelistimiz İlhan Şimşek ise Çocukların gelişimleri arasındaki farklara değindi. 60 aylık çocukla, 66 aylık çocuk arasında ve 72 aylık çocuk arasında bedensel ve zihinsel gelişim farklılığı vardır.

Bilime aykırıdır.Geçen sene 71 aylık olan bir öğrenciyi okula almamışken bu sene 1. Sınıfa 82 aylık olunca okula alacaksın, yanına da 60 aylık başka bir çocuğu koyacaksın. Oluşan farklılıkların çocukların geleceklerine nasıl etki edeceğini anlattı. AKP’ nin bu uygulama ile sermeye kesiminin beklentisi olan ucuz işçi yaratmak için alt yapı oluşturmuştur.

Bu uygulamanın asıl amacı çocuk işçilerin ve çocuk yaşta gelinlerin artırılmasıdır. Burada bir diğer amaçta ekonomik beklentidir. Devletin vatandaşına ücretsiz eğitim vermesi gerekirken
AKP hükümeti Okul öncesi eğitimi ilkokulun içerisine katarak bir taşla iki kuş vurmuştur. Hükümet Hazırlanmakta olan yeni anayasanın içinde yer alacak eğitim sisteminin de alt yapısını oluşturdular.

Yeni eğitim yasasında ” devlet okullarında eğitim zorunludur ve parasızdır “ ibaresi kaldırıldı.
Böylece yeni hazırlanan anayasanın içerisinde de eğitim bölümünü bu şekilde geçirip eğitimi ücretli hale getirerek vatandaşın sırtına bir yük daha koymayı hedefliyorlar. Halktan alınan vergiyle ücretsiz eğitim verilmesi gerekirken dersaneleri kaldırıp eğitim kurumuna çevirip ilave para aktarımı yaparak ve vatandaştan da katkı payı isteyerek eğitim verilmesi istenilecektir. diye konuştu.
 
İlhan Şimşek ayrıca, Tarih boyunca Din’in etkin olduğu her yerde itaat kültürü gelişmiştir. Türkiye de yapılmak istenen de budur. İtaat eden, araştırmayan, sorgulamayan, karşı gelmeyen bir toplum yaratmak istenmektedir. Diye devam etti. Merak edilen sorulara verdiği cevaplar ise kısaca şöyleydi:
 
Çocuğunun gelişimini takip edip okula gönderilmesi için uygun olmadığını düşünen anne babalar, rapor dahi almadan ve çocuklarını okula göndermeyebilirler.
Devlet ceza veremez. Önce dava açması gerekli, sizde itirazınızı belirtirsiniz. Çocuğunuz okula gitme hakkını elinden almıyorsunuz ki, sadece gelişimini tamamlayınca göndereceğinizi belirtiyorsunuz. Hiç kimse çocuğunuzu sizden daha iyi tanıyamaz bilemez.
 
Ders seçimi yaparken özgür iradenizle ve çocuğunuzun ilgisine göre seçmeli dersleri belirleyin. Müdürlerin seçilen dersler için öğretmen bulması zorunludur. Onlar milli eğitim md. talep edecekler.
Sayı yeterliliği yok ise, diğer sayı yeterliliği olmayan dersleri seçen öğrencilerin velileri ile bir araya gelerek ortak dersleri bulabilirsiniz…….
 
CHP Başakşehir ilçe Başkanı Özgür Karabat ise yaptığı konuşmada,
Başakşehirde ki cami sayısının okul sayısından oldukça fazla olduğunu, ilk hafta itibari ile gezdikleri bazı okullarda sınıfların 70 kişiye kadar çıktığını, bodrum katlarda rutubet alan yerlerde, küçücük camları olan yerlerde çocukların öğrenim görmeye başladıklarını söyledi.
 
Bu sistem ile birlikte çırak çocuk sayısı artacak bunların sosyal güvenlik  problemleri ortaya çıkacaktır. Küçük yaşta gelin olan ve doğum yapan çocukların sayısı artacaktır.
 
Geçen haziran ayında bu senenin 5. Sınıf kitapları basıldı. Hükümet sistem değiştirince 5. Sınıf kitapları da değişti basılan o kadar kitap ne olmuştur? Çöpe mi gitmiştir.
 
Çocukların din ve vicdan özgürlüğü ile ilgili de sıkıntılar ortaya çıkarmaktadır. Peygamber efendimizin 40 yaşında peygamber olduğunu düşündüğümüzde 5 yaşındaki bir çocuğa din eğitimi vererek küçük yaşta seçme hakkını elinden almış oluyorsunuz.

Halbuki belli bir yaşa ulaşınca çocuk kendi isteği ile ben din adamı olacağım dediğinde din eğitimi veren kurumlara gönderilip, her yönü ile yeterli olacak din adamları yetiştirilse daha doğru olurdu. Zaten devletin din eğitimi vermek gibi bir görevi de bulunmamaktadır.
 
Bu sistem aynı zamanda özel okullara gitmeyi de özendirmektedir. Biraz maddi durumu iyi olan veliler benim öğrencim sisteme bağlı kalmadan daha farklı bir eğitim alsın anlayışı ile çocuğunu özel okula göndermeye çalışmaktadır.
 
Belediyelerin sosyal sorumluluk adı altında yaptıklarına da değindi. Başakşehir de 3-5 yaş aralığında yaklaşık 25.000 çocuk var. Başakşehir belediyesi ne yapıyor bunlar için seçimdem seçime Anneler e kredi kartı gibi bir kart verip anlaşmalı malum yerlerden alışveriş yapmalarıı isteniyor. Oysa bu çocukların gelişimine katkı sağlayacak yerler açılarak gerekli eğitimlerin ve desteğin verilmesi sağlanabilir.
 
Bizim CHP olarak doğru olduğunu düşündüğümüz sistem 1 + 8 + 4 şeklinde kesintisiz eğitimdir.
 
Bu yasanın iptali ile ilgili süreç devam etmektedir. Her şey oldu bitti diye düşünüp kabullenmemeliyiz. Sesimizi daha fazla duyurup yanlışların düzeltilmesi için mücadele etmeliyiz.
 
 Katılımcıların sorularına verilen cevaplarla panel tamamlandı.


Kaynak : İstanbul Times Haber Ajansı(İTHA)
 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner34