banner25

Bir film bir söyleşi programları devam ediyor

Türk ve dünya sinemasının seçkin örneklerinin sosyal ve kültürel olarak irdelendiği ‘Bir Film Bir Söyleşi’ programları devam ediyor.

Bir film bir söyleşi programları devam ediyor
 
Başakşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından düzenlenen son programda ‘Ateşin Düştüğü Yer’ filmi ele alındı. Başakşehir Emin Saraç Kültür Merkezi’nde gerçekleşen söyleşide, filmin yazarı ve yönetmeni İsmail Güneş ve Sinema Yazarı İhsan Kabil, ‘Ateşin Düştüğü Yer’ filmini derinlemesine inceledi.
 
İsmail Güneş'in üçlemenin son filmi olarak çektiği yapım, yaşanan gerçek bir töre cinayetine dayanıyor. 85. Akademi Ödülleri’nde Türkiye’nin 2012 yılında Oscar aday adayı olarak seçilen film evlat sevgisi ve töreye boyun eğme kavramları arasında gidip gelen başarılı bir yapım.
 
Ev sahipliğini Başakşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Basri Akdemir’in yaptığı söyleşide filmden bölümler izlendi.
Sinema Yazarı İhsan Kabil, “Gerçek bir töre cinayetinden yola çıkılarak çekilen film toplum yapımızda karşımıza çıkan benzeri olayların ne tür neticelere yol açabileceği, insanlık durumları, psikolojik ve sosyolojik alt yapıları işlemesi açısından da önemli veriler taşıyan bir filmdir. Bu film Antalya Film Festivali’nde dereceye giremedi ama dünyaca ünlü Montreal Film Festivali’nden büyük ödülü aldı. Bu da bizim ikilemimizdir. ”
 
‘Cinayet insanlığın ortak dramıdır’

Filmin yazarı ve yönetmeni İsmail Güneş ise şunları kaydetti, “Biz böyle bir filmi yaparak Türk Sineması’nda töreye ne kadar çarpık bakıldığının tam tersi bir şey yapmış olduk. Töre dediğimiz şey iyi bir şeydir. Hayatımızda sahiplenmemiz gereken şeylerin bütününe biz töre deriz.  Töre cinayeti doğru değildir, bu bir cinayettir. Önüne töre koyduğunuzda hafifletici bir algıya dönüşüyor. Töreyi hafifletiyor. Aslında buna töre cinayeti diyenlerin niyeti töreyi hafifletmektir. Töreyi gereksiz hale getirmek istiyorlar. Bu filme kadar olan töre filmlerinde kahrolsun töreleriniz diye finalde bağırırlardı. Bu cinayet ne törenin nede dinin emrettiği bir şeydir. O nedenle film bir ayetle açılır. Bu sadece bize ait bir durum değildir. Kolombiyalı film yazarları filmi izlediklerinde bizi anlatmışsınız, dediler. Cinayet insanlığın ortak dramıdır. İnsanlık birbirinden habersiz böyle bir cinayet işlemenin de ortamını bulabiliyor.”
 
Genetik kodlarımızda bir katilin olduğunu belirten Güneş filmi çekme amacını ise şöyle dile getirdi, “İnsanın dünyadaki temel vazifesi bu şeytandan bu virüsten temizlenmektir. Bizde bu temizliği kolaylaştırmak için böyle bir film yaptık. İnsanlar bu filmi izlediklerinde şöyle düşünsünler istedik, ‘biz film görmüştük, adam orada çok pişman olmuştu, yapmayın, yaptığınızda geri dönüşünüz yoktur’ mesajı vermek istedik. Töre cinayetleri anlatan filmlerde babalar kötü gösterilir ama biz böyle bir ateşin babanın yüreğine de düştüğünü gösteriyoruz. Toplum buna bir çözüm getirmediği sürece bu cinayetler olacaktır, olmamasını temenni ediyoruz.”
 
‘Şiir gibi bir film’

Soru cevap kısmı ile son bulan gecede Başakşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Basri Akdemir, konuşmacılara teşekkür ederek çiçek takdim etti. Akdemir selamlama konuşmasında şunları dile getirdi, “Millet olarak güzel bir şeyi tarif ederken şiir gibi deyimini kullanırız. Bu film de gerçekten şiir gibi bir film. İyi şiirler her mısranın her kelimenin ciddi anlamlar yüklü olduğu şiirlerdir. Bu filmdeki sahnelerde çok iyi bir şiir gibidir. Katılımcılarımıza Başakşehir Belediye Başkanımız Mevlüt Uysal ve sizlerin adına teşekkür ediyorum.”
  
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner34