banner29

CHP’de Tüzük Kurultayına Doğru

Kartvizitinde ilçe başkanı, il başkanı, parti meclisi üyesi, genel başkan yardımcısı veya herhangi bir başka unvan yazanlar, bu unvanların bulunduğu yerlere kongrelerde üyeler tarafından seçilerek gelseler bile, kimin tarafından seçildiği değil, kim tarafından aday gösterildikleri önemlidir. Bu saydıklarım tek bir irade tarafından aday gösteriliyor ve o iradenin işareti ile seçiliyorsa, bunlara seçilmişler yerine atanmışlar dememiz daha doğru olur. Bu şekilde yönetime gelenler, üyelerle aralarında hesap sorulamayan ve dokunulamayan öyle bir yapı oluştururlar ki, uzun süreli yönetimde kalmayı başarırlar. Başta CHP olmak üzere tüm siyasi partiler, merkez ile (yönetimde olanlarla), üyeler(taban) arasında ki   dengeyi ve ilişkileri anatüzükleri sayesinde sağlarlar.

Kurallarınız kamu oyunca önceden bilinmelidir.

Vatandaşlar; siyasi partilere,  sivil toplum örgütlerine, spor kulüplerine üye olurlarken yerine getirdikleri görevler karşılığında, bazı beklentilerinin karşılanmasını isterler. Aidat ödemek, organlarda görev almak, verilen işleri yapmak üyenin görevi ise, seçilmek, yükselmek, yönetici olmak  üyeler için bir  haktır. Tüm haklar yükümlülükler ve kazanımlar tüzükle belirlenmiştir.

Tüzükler her üyeyi eşit saydığından ister genel başkan, ister sade bir üye olsun herkesin uyacağı kurallar aynıdır. Örneğin Galatasaray Spor Kulübü’nde başkan olabilmek için 10 yıl kulüp üyeliğiniz olması şart koşulmaktadır. İstifa eden, ibra edilmeyen bir yönetici o kulübün yönetimine bir daha aday olamamaktadır. Kızılay Derneğinde şube denetçisi olabilmek için 6 ay, merkez denetçisi olmak için bir yıl asil üye olmanız gerekir.

Bakınız daha Cumhuriyet ilan edilmeden önce kurulan sonradan adı Cumhuriyet Halk Partisi olan “Halk Fırkası “ na üye olma; ulusal kurtuluş hareketine karşı çıkmamış olmak, kamu mallarına el uzatmamış olma koşuluna bağlanmıştır. Demek ki ister siyasi parti olunuz, isterseniz sivil toplum kuruluşu veya spor kulübü, mutlaka belli kurallara sahip olmalısınız. Koşullarınızı önceden kamu oyu ile paylaşırsanız vatandaş tercihini ona göre yapar.

Her üye; bir diğeri ile eşdeğerdedir

Üyelerin uygarca davranması; örgüt içinde dengelerin önceden kurulmuş olmasına bağlıdır. Zaten denk gelme; “aynı olma” anlamındadır. Örneğimizde sivil toplum kuruluşlarının üyelerine baktığımızda bir üye diğeri ile aynı haklara sahiptir. Ancak; üyeler nicel ve nitel özelliklerinden dolayı birbirinden farklıdır. O halde “aynı” olan nedir? Aynı olan bir üye’nin diğer bir üye’yi bir değer olarak kabul etmesidir. Üye olacaksın.

Aidatını ödeyeceksin. Asil üye olacaksın. Altı ay, bir yıl yada kural neyse o kadar bekleyeceksin sonra aday olacaksın…bu gibi  değerleri önceden kabul ederek sonuna kadar savunmak insanları uygarlık katına taşır. İnsanları orada eşitler.
 
Bu değerlere sahip her üye; bir diğeri ile eşdeğer olmayı içselleştirdiğinde; katılımcılık, özgürlük, eşitlik dediğimiz demokrasinin olmazsa olmazları örgütlerin en ücra noktasında bile yönetim anlayışına dönüşmüş olur. İşte, CHP’nin bu kurultay sürecinde ortaya koyacağı performans bir bakıma yöneticilerin sınavı niteliğinde olacağından çok önemlidir

Güç merkezin elinde olursa
CHP ye üye olmak ile diğer partilere üye olmak arasında fark vardır. CHP de vatandaşlar seçme ve seçilme hakkını kullanmak için parti üyesi olurlar. Bu nedenle CHP ye üye yapılmaz, üye olunur! 

Sözleri her zaman bir ilke olarak benimsenmiştir. Bu ilkenin uygulama biçimi her zaman tartışılmış, üyeler ile yönetimler arasında devamlı kavganın kaynağı olmuştur.
 
Örneğin; Yeni tüzük taslağında, parti üyeliklerinin kabul edilmesi, (mad.6-12) adayları belirleyen yönetmenliklerin yapılması, (Mad.61) gibi parti içi iktidar yollarını açan maddelerin belirlenmesini tüzük yerine yönetmenliğe bırakılması, bu yönetmeliğin parti meclisince yapılması,   üyeye karşı merkezi güçlü kılmıştır. 

Yönetimler; üye kaydetme hakkını  zaman zaman kongrelerin kazanılması amacıyla kullanırsa, yönetim tarafından aday gösterilmeyen üyelerin seçilme ve parti içinde yükselme şansları azalır. Üye’lik değersizleşir. Üyenin parti ile bağı zayıflar.

Örneğin bu günlerde yapılmakta olan  delege seçimlerine bakınız. Sandığa giden üye sayısı, o sandıktan çıkacak delege sayısından daha az  ise,  nedeni; seçilecek delegelerin yönetimlerce belirlenmiş olmasındandır.

Yerel örgütler siyasetin dinamikleridir

Merkezin gücünün artması yerel dinamikleri de etkiler. Belde, ilçe, il teşkilatları partilerin yerel örgütleridir. Parti örgütlerinin niceliği ve niteliği yerel siyasetin belirlenmesinde önemli rol oynar. Yerel yöneticilerinizi yetkisiz ve etkisiz kılarsanız siyasetin dinamiklerini elinizde tutamazsınız. Tüzük değişikliği; merkezi yönetim  as ve üst birimler arasında yetki paylaşımı konusunda kesin hükümler içermeli, yerel yönetimlere devredilen yetkiler net olmalıdır. Örneğin adayların belirlenmesinde merkez yetkisini yerel birimlerle, yerel birimler de üyelerle  önceden öngörülen sınırlar içerinde paylaşarak, üyenin sorumluluk alması sağlanmalıdır.

Başkanlar tek dereceli değil çift dereceli seçilmelidirler

Dün ve bugün CHP yönetimlerin verdiği görüntü şu şekildedir. Ulaşılamaz,dokunulamaz,sorgulanamaz olmalarıdır. Böyle olmasının nedenlerinden biri de, tek dereceli seçimlerdir. Kendisini seçecek olanı seçme hakkını elinde bulunduranlar, kendileri aday oldukları sürece, rakiplerine aday olma fırsatını kolay kolay vermeyeceklerdir.Bu güne kadar yeteri kadar güçlendirilen merkeze, birde  tüzük taslağında  önerilen aday olmayı merkezin belirleyeceği eğitim seminerine katılma şartına bağlarsanız,  merkez ile üye ilişkisini iyice pamuk ipliğine bağlamış olursunuz.
Yeni tüzük taslağında yer alan 6, 12 ve 61 maddeler yeniden yazılırken parti üyeliğinin çok değerli olduğu düşünmeli, üye yapma yetkisi ilçe teşkilatlarına bırakılmalı, başkanlar yönetim kurulu içinden seçilmeli,seçimler çift dereceli  yapılmalıdır.Bu güne kadar başkanların ismi ile anılan parti teşkilatları, bundan böyle parti kimliği ile anılacaktır. Partide ; başkanı yönetim kurulu, yönetim kurulunu üyeler denetleyerek kendiliğinden başlayan bir denetim sağlanmış olacaktır. O vakit, kartvizitinde belde, ilçe, il, genel başkan yardımcısı yazanların seçildikleri kongrelerde kimin tarafından aday gösterildikleri değil, kimler tarafın seçildikleri önem kazanacaktır.

Tüzük değişikliği basit bir metin değişikliği değildir.

Bu gün olağanüstü tüzük kurultayı isteyenlerin  değiştirilmesini istedikleri 10 maddeyi gazetelerde yayınlanan kongre ilanından okudum. İstenen değişikliklerin mevcut tüzükten,  yönetimin getirdiği  tüzük taslağından öz itibari ile fazla bir farkı yoktur. Tüm taslaklar aynı değişiklikleri öneriliyor. Bence, tarafların   bu basit değişiklikle CHP adına kamuoyuna verdikleri görüntü hiç güzel olmadı. Tüzük değişikliği basit bir metin değişikliği değildir. Biraz bu işten anlayanlar, yapılmak istenen değişikleri gördükten sonra, yapılmasa da olur diyecekleri kesindir. Eğer; belki bir gün bana lazım olur diye  tüzüğün ana fikrinde değişikliğe gitmeden –değişiklik yapıyormuş- gibi değişiklik yapmaya hiç gerek yoktur. Örneğin; adayların %20 yerine %10  delege tarafından aday gösterilmesi kime ne yarar sağlar.Boşuna kamu oyunu kandırmayalım.                                            

Başakşehir Times /Nihat Emeksiz /CHP Başakşehir  İlçe Delegesi
YORUM EKLE

banner34

banner35