banner25

Ruhsatsız-Kaçak Faaliyetlrine Göz Yumanlar Devlete Ve Millete Karşı Suç İşleyenler Hakkında

BAŞAKŞEHİR TAPU MÜDÜRLÜĞÜĞÜNÜN KİPTAŞ A.Ş TARAFINDAN YAPILAN HUKUKA VE MEVZUATA AYKIRI YOLSUZ TESCİL İLE İLGİLİ CEVABİ YAZISI: Tuncer DEMİRCİ'nin 11.02.2021 tarihli dilekçesi. İlgi dilekçeniz gereğince yapılan incelemede Başakşehir İlçesi ikitelli-1 1258 ada 4 parsel sayılı taşınmazda Başakşehir Belediyesi tarafından verilen 24/02/2011 Tarih 00088 sayılı Yapı Ruhsatına istinaden 20/09/2012 Tarih 10572 yevmiye ile 46 bağımsız bölümden oluşan kat iftifakı tesis edilmiştir. Taşınmaz üzerine 02/11/2016 Tarih 21076 yevmiye ile İstanbul 7. İdere Mahkemesi'nin 2014/2408 Esas ve 2016/469 Kararı ile Ruhsat iptali için dava açılmıştır beyanı işlenmiştir. Taşınmaz üzerinde İstanbul 7. İdare mahkemesi'nin kararı idari tasarufun iptaline yönelik olduğundan ve Medeni Kanuna göre taşınmazın devrine veya tedavülüne ilişkin kısıtlayıcı ve yasaklayıcı bir şerh bulunmadığından kat irtifakına ait sicil kaydının terkinine ilişkin talebiniz yerine getirilememiş olup bunu için adli mahkemelerde dava açmanız gerektiği anlaşılmıştır. Bilgilerinize rica ederim.

Ruhsatsız-Kaçak Faaliyetlrine Göz Yumanlar Devlete Ve Millete Karşı Suç İşleyenler Hakkında

Noter huzurunda PROJE ANTETLİ İHALE KİTAPÇIĞI İLE 31 DÜKKAN OLARAK SATILAN ÇARŞIDA 46 BAĞIMSIZ DÜKKAN OLARAK YAPIMI TAMAMLANMIŞ TAMAMI İŞGAL PİRAMİT ÇARŞISINA KAT İRTİFAKI YASANIN AMİR HÜKÜMLERİNE AYKIRI RUHSAT DÜZENLENMİŞTİR. BAŞAKŞEHİR TAPU MÜDÜRLÜĞÜNE 15 ADET FAZLADAN DÜKKAN TESCİL EDİLMİŞTİR. BU 15 ADAT FAZLADAN TESCİL EDİLEN DÜKKANLARDAN İB.B. ve KİPTAŞ A.Ş NE GİBİ GELİR ELDE ETMİŞTİR?DEVLETİN KDV YÖNÜNDEN NE KADAR ZARARI OLMUŞTUR?RUHSATSIZ- KAÇAK ÇARŞIYA NEDEN İSKANLI RUHSAT VERİLMEMİŞTİR? İ.B.B İTFAİYE DAİRE BAŞKANLIĞI ÇARŞI HAKKINDA OLUMSUZ RAPORLARINA RAĞMEN İŞ YERİ AÇMA VE ÇALIŞTIRMA RUHSATLARI HUKUKA AYKIRI OLARAK NASIL VERİLMİŞ VE KAMU SAĞLIĞINI TEHLİKEYE ATACAK ŞEKİLDE FAALİYETLERİNE GÖZ YUMULMAKTADIR? ÇARŞIDA OLASI BİR YANGIN V.S CAN KAYBI YAŞANDIĞINDA MUHATTAP KURUM KİMLERDİR?

T.C.

D A N I Ş T A Y

Altıncı Daire

Esas No : 2007/9448

Karar No : 2009/9414

Özeti : Her proje için müellif sicil durum belgesi alınması ve yapı ruhsatı için başvuruda bulunurken bu belgenin ibraz edilmesi zorunlu olduğundan, müellif sicil durum belgesi ibraz edilmeden davalı idarece verilen yapı ruhsatında hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

Dava, Antalya İli, Alanya İlçesi, Mahmutlar, Cumhuriyet Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşaa edilecek yapı nedeniyle düzenlenen 25.03.2005 günlü, 539 sayılı yapı ruhsatının iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, dosyanın incelenmesinden, davacı Oda Başkanlığı tarafından, yapı ruhsatının mimari proje müellifinin sicil durum belgesi Mimarlar Odasından istenmeden ve yapı ruhsatında "büro tescil no" ve "oda belge no" bölümlerinin boş bırakılmak suretiyle hazırlanması nedeniyle proje müellifinin mesleki takibinin yapılmadığı, sicil durum belgesi Odadan sorulmadan ve düzenlenen yapı ruhsatının bir örneği Odaya gönderilmeden yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla yapı ruhsatının iptali istemiyle bu davanın açıldığı anlaşılmakta ise de uyuşmazlık konusu yapı ruhsatı ile onaylı mimari proje müellifinin büro tescil belgesinin savunma eki belgelerle birlikte dava dosyasına sunulmuş olması ve müellifin kısıtlık durumunun söz konusu olmaması karşısında asli unsur olarak kabulü mümkün bulunmayan büro tescil numarası ve oda belge numarasının ruhsatta yer almamasının ruhsat iptalini gerektirmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, davacı TMMOB Mimarlar Odası Antalya Şubesi tarafından, uyuşmazlık konusu yapı ruhsatı düzenlenirken büro tescil numarası, oda belge numarası bilgilerinin ve müellif sicil durum belgesinin meslek odasından istenilmeden yapı ruhsatı düzenlenmesinin mevzuata aykırı olduğu iddiasıyla bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

3030 sayılı Kanun Kapsamı Dışında Kalan Belediyeler Tip İmar Yönetmeliği'nin 57. maddesinin beşinci fıkrasında, "Proje müellifi mimarlar ve mühendislerin, 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu uyarınca, ilgili meslek odasına kayıtlı olmaları, büro tescillerini yaptırıp her yıl için yenilemeleri gerekmektedir. İdare, kanuna aykırı uygulama nedeniyle süreli olarak hakları kısıtlanan proje müelliflerinin bu durumunu denetlemek üzere ilgili meslek odasınca düzenlenen, meslek adamının o sıradaki sicil durumunu gösterir, işin adı yazılı belgeyi her proje için ister. Hakkında kısıtlama bulunan meslek adamlarına ait projeler onaylamaz. İdare projeleri incelerken 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygunluğu da gözetir." hükmü yer almaktadır.

Yukarıda yer alan yönetmelik hükmü uyarınca her proje için sicil durum belgesi alınması ve yapı ruhsatı için başvuruda bulunulurken bu belgenin ibraz edilmesinin zorunlu olduğu açıktır. Bu durumda, sicil durum belgesi olmaksızın davalı idarece verilen yapı ruhsatında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Kaldı ki, 3030 sayılı Kanun Kapsamı Dışında Kalan Belediyeler Tip İmar Yönetmeliğinin 57. maddesinin beşinci bendinde yer alan "proje müellifi mimarların her proje için tescil belgesi almaları gerekeceğine" ilişkin hükmün iptali istemiyle açılan dava Danıştay Altıncı Dairesinin 30.11.2005 günlü, E:2003/8223, K:2005/5874 sayılı kararıyla reddedilmiştir.

Açıklanan nedenlerle, Antalya 2. İdare Mahkemesinin 15.6.2007 günlü, E:2006/2655, K:2007/1009 sayılı kararının bozulmasina, dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine 09.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi

 

İNŞAAT RUHSATINI VEREN MAKAMCA GERİ ALINMASI (İPTAL EDİLMESİ)

İnşaat ruhsatlarının hatalı olarak verilmesi halinde ruhsatı veren makamca bu ruhsatın geri alınması ya da iptal edilmesi mümkündür. Bunun haricinde komşu parsel maliklerinin de idare mahkemesinde açacakları dava sonucunda da mahkemece ruhsatın iptaline karar verilebilir.

Böyle durumlarda ruhsat sahibinin iyi niyetli olması halinde, bu kişinin yapmış olduğu masrafların ruhsatı veren idare karşılanması gerekir. Danıştay’a göre hatalı ruhsat sebebiyle oluşan zararların bu ruhsatı veren idare karşılanması gerekir.]Danıştay Altıncı Dairesinin 24.12.1992 gün ve E:1991/1598, K:1992/5169 sayılı kararı. Karşılanacak zarar ise gerçek ve kesinleşmiş zarardır. İleriye dönük olarak yoksun kalınabilecek kar ve diğer zararların karşılanması mümkün değildir.

Ancak kişilerin hatası, hilesi, yalan beyanı ile yok hükmünde sayılan bir işlem ile alınan inşaat ruhsatı kazanılmış hak kavramı dışındadır. Bu şekilde alınan ruhsat kazanılmış hak oluşturmaz. Dolaysıyla ruhsatın iptal edilmesi üzerine ruhsatı veren idarece herhangi bir zararın karşılanması da söz konusu olmaz.


 

Mal sahibinin müracaatı üzerine, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğinin tespiti gerekir." hükmüne, 31.maddesinde de; "İnşaatın bitme günü, kullanma izninin verildiği tarihtir. Kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılarda izin alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden ve tesislerinden faydalandırılmazlar. Ancak, kullanma izni alan bağımsız bölümler bu hizmetlerden istifade ettirilir." hükmüne yer verilmiştir.
Ayrıca, fenni mesul olarak görevli bulunan mimar, mühendisler veya yapı denetim kuruluşlarınca denetim raporu hazırlanması ve ilgili idarelerce dosyasında ve yerinde inceleme, denetleme ve tespit yapılması zorunluluğu getirilerek, ruhsat süresi içerisinde tamamlanan her yapının değil, ancak mevzuata uygun olarak yapılarak tamamlanmış yapıların kazanılmış hakkının korunması adına, bir yandan yapının plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına ve hükümsüz (süresi geçmekle) hale gelen ruhsat ve eki mimari ve statik projelere uygunluğunun saptanması öngörülmüş, diğer yandan odaya kayıtlı meslek mensuplarının sürece aktif katılımı sağlanmıştır
Hukukun üstünlüğünü kabul eden idare, tüm faaliyetlerini yargı önünde hesap verebilir doğrulukta ve daha dikkatli icra etmek zorundadır. Bununla birlikte idare, kamu hizmeti ödevini üstlenmiş olmanın getirdiği sorumluluk ile hizmeti sürekli ve kesintisiz olarak idare edilenlere sunmakla da mükelleftir. Anayasanın 125’inci maddesinin birinci fıkrası gereğince “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.” İdarenin, hukuk devletinin gereği olarak her türlü eylem ve işlemi ile ilgili yargı önünde hesap vermesinin anlamı, sadece iptal davalarında hukuka aykırı işlemin ortadan kaldırılması değildir. Aynı zamanda eylem ve işlemlerinden doğan zararların tazmin eden idare de bu hükmün anlamına dahildir. Anayasanın ilgili hükmü gereğince idarenin yargısal denetime tabi olmasındaki amaç bireylerin zararlarının da ortadan kaldırılmasıdır. Zira Anayasanın 125’inci maddesine göre de “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” 1982 Anayasasındaki düzenlemeye göre idarenin hukuka aykırı işlemleri yargı denetimi neticesinde iptal edilecek ayrıca idare de hukuka aykırı eylem ve işleminden dolayı meydana gelen zararları tazmin ile mükellef olacaktır.
Anayasamızın 40’ıncı maddesi, “Kişinin, resmi görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.” hükmüyle ve 125’inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince, “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” hükümleriyle; idarenin mali sorumluluğunun varlığını bireyler nezdinde güvence altına almıştır.
Danıştay bir kararında idarenin hukuki sorumluluğunu şöyle tanımlamıştır: “İdarenin hukuki sorumluluğu, kamusal faaliyetler sonucunda, idare ile yönetilenler arasında yönetilenler zararına bozulan ekonomik dengenin yeniden kurulmasını, idari etkinliklerden dolayı bireylerin uğradığı zararın idarece tazmin edilmesini sağlayan bir hukuksal kurumdur. Bu kurum, kamusal faaliyetler sebebiyle yönetilenlerin malvarlığında ortaya çıkan eksilmelerin ya da çoğalma olanağından yoksunluğun giderilebilmesi, karşılanabilmesi için aranılan koşulları, uygulanması gereken kural ve ilkeleri içine almaktadır.” DANIŞTAY, 15. D., E. 2013/5356, K. 2016/3705,T.
Kamu hizmetinin sunulması esnasında; hizmetin hiç işlememesi, geç işlemesi, kötü işlemesi hallerinde bireyler nezdinde gerçekleşen zararların, idarenin kusura dayanan sorumluluğu sebebiyle, devlet eliyle tazmini gerekir. Hizmetin hiç işlememesi, geç işlemesi, kötü işlemesi gibi durumlar; idarenin hizmet kusuru olarak adlandırılır
Danıştay bu hususu şöyle açıklamaktadır: “İdare, yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetlerini yerine getirirken, gerekli teşkilatı kurmak, bu teşkilatın ayni, şahsi ve mali imkan ve araçlarını hizmete hazır tutmak, hizmetin ifası sırasında hizmetin zamanında ve gereği gibi işlemesine devamlı olarak nezaret etmek ve hizmetin işleyişini kontrol etmekle sorumludur. Gerek hizmetin ayni, şahsi ve mali imkan ve araçlarının temin ve ifasındaki kusur, gerekse temin edilen bu araçlarla ifa olunan hizmetin geç işlemesi, gereği gibi veya hiç işlememesi; idareye, zarar gören kimselerin bu sebeplerle doğan zararlarını tazmin sorumluluğunu yükler.” DANIŞTAY İDDGK, E. 2012/1657, K. 2014/3421, T. 3.11.2014
Hizmetin geç işlemesi ve hiç işlememesi halleri de kamu hizmetinin gereği gibi yerine getirilmemesidir. DANIŞTAY 10.D, E. 2007/6322, K. 2010/5981, T. 13.7.2010 9 DANIŞTAY 10.D, E. 2013/3926, K. 2016/2818, T. 23.5.2016
Anayasa gerekse İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümleri gereğince yargı kararlarını; idari yargı açısından 30 gün, adli yargı açısından derhal yerinde getirmekle yükümlü kılınmıştır; ki bu durumda bağlı yetki olduğu kuşkusuzdur.
Danıştay; idarenin yapmakla yükümlü kılındığı hizmetler açısından idarenin hareketsiz kalmasını açık hizmet kusuru saymaktadır. “Kamu idareleri yapmakla yükümlü oldukları kamu hizmetlerini yürütürken hizmetin işleyişini düzenli olarak denetlemek ve hizmetin yürütülmesi sırasında gerekli önlemleri almakla yükümlüdürler. İdarenin kendisine yüklenilen görevleri ve yetkileri ayrıcalık ve araçları kullanmayarak, bilerek ve düzenli biçimde zarara neden olması halinde; bu zararın idare hukukunun genel ilkelerinden olan açık hizmet kusuru ilkesine göre tazmini gerekmektedir.” DANIŞTAY, 10. D., E: 1993/724, K: 1993/3146, T: 13.9.1993
Danıştay yapı denetiminin zamanında yapılmaması sebebiyle Belediyenin hizmet kusuru olduğuna karar vermiştir. Söz konusu karar şöyledir: “…uyuşmazlık konusu yapı için 1993 yılında zemin+4 normal kat için dönemin yetkili idaresi olan Diyarbakır Belediye Başkanlığı tarafından inşaat ruhsatı verildiği, ancak on yılı geçkin bir süre boyunca her hangi bir kontrol veya denetim yapılmadığı ve 2006 yılında yıkım tehlikesi altında bulunduğu anlaşılması üzerine binanın tahliyesi yolunda işlem tesis edilmiş ise de, sözü edilen yapının ruhsata aykırı olarak 4 kat yerine 8 kat ve fen ve inşaat tekniklerine aykırı yapıldığı, davalı idarelerin uzunca bir süre denetim yükümlülüklerini yerine getirmediği, böylece hizmetin geç işlemesi nedeniyle zararın doğmasına sebep oldukları tartışmasızdır.”
Yargı yerleri her olayın niteliğine ve hizmetin özelliğine göre hangi durumda hizmetin geç işlemesinden kaynaklanan zararın söz konusu olduğuna karar vermektedir.

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığı

Sayı : E-23294678-010.06.02-730554 01.09.2021 Konu : Kat İrtifakı ve Kat Mülkiyeti GENELGE 2021/4
Yapı ruhsatının süresi 5 yıl olup mimari proje yapı ruhsatının ekidir. Bu sebeple kat irtifakı tesisinde, mimari projenin onay tarihinden itibaren 5 yıl geçmişse ilgili kurumdan tekrar onaylanması veya yeniden onaylanmış olduğuna ilişkin yazı istenir.
Yargıtay HGK. 25.11.2009 Tarih. 2009/14-440 Esas 2009/561 Karar. “… Mevcut yapıda mevzuata aykırı, proje harici büyümeler ve kaçak katlar yapıldığı için yapı tatil tutanakları düzenlendiği, mevcut yapıların, mevzuata uygun hale getirilebilmesi için, imar durumunda belirtilen yapılanma şartları, inşaat istikamet rölevesinde belirtilen bina sınırlan, plan dâhilinde fazla katlarının olmaması ile birlikte 3194 sayılı İmar Kanunu, 4708 sayılı Yapı Denetimi Kanununa göre gerekli evrak ve onayların tamamlanması, İmar Kanunu’nun 32. maddesine göre kaçak kısımlarının yıkılması gerektiği, mevcut binanın fiili durumuna göre hazırlatılacak projeye, onay ve yapı ruhsatı verilemeyeceği belirtilmiştir. “Taraflar arasında düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin incelenmesinde, davacıya satışı yapılan taşınmazın, davalı yükleniciye ait 26 parsel sayılı taşınmazdaki arsa payı değil, 10 nolu bağımsız bölüm olduğu anlaşılmaktadır. Münhasıran tapudan arsa payı satışı söz konusu değildir. Ne var ki, satışa konu bağımsız bölüm kaçak yapı niteliğinde olup, taşınmaz üzerinde bu hali ile kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulamayacağından, davanın reddi gereklidir.
Yıkılması mukadder bir yapıda arsa payı satışı değil bağımsız bölümlerin satışı yapılmışsa buna bağlı olarak arsa payının hesaplanıp tescili olanaksız bulunduğundan bu aşamada açılan tapu iptali ve tescil davasının dinlenmesi mümkün değildir. Orta yerde imar mevzuatına uysun bir yapı varmış gibi mülkiyet nakline ilişkin istemin yazılı olduğu şekilde hüküm altına alınması doğru görülmemiştir (14. HD. 26.11.2012 Tarih. 2012/11675 Esas 2012/13642 Karar).
Dikkate Alınmamıştır.
“Ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, aşağıdaki şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanır:” ifadelerine yer verilmiştir. Bu düzenleme ile ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapılar hakkında, - Mülkiyet durumu, - Bulunduğu alanın özelliği, - Durumu, - Niteliği ve sınıfı, - Yerleşmeye ve çevreye etkisi, - Can ve mal emniyetini tehdit etmesine, - Aykırılığın büyüklüğü Alakalı Hiç bir Yasal işlem YAPILMAMIŞTIR.!!!
Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle hem idari para cezası hem müsadere yaptırımı birlikte uygulanabilir. Çünkü burada uygulanan yaptırımların amacı, hem kişiyi cezalandırma hem de hukuka aykırılığı gidererek kamu düzenini yeniden sağlamadır. Nitekim 3194 sayılı Kanunda hem hukuka aykırı ve ruhsata bağlanması mümkün olmayan yapıların yıkılması hem de yapı sahibine idari para cezası uygulanması öngörülmektedir. Böylece; hem imar düzenine aykırı yapı ortadan kaldırılarak bu düzen yeniden sağlanmakta hem de kişiler idari para cezası ile cezalandırılmaktadır.
Türk Ceza Kanunun 184. maddesi kapsamında, ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapı inşa edenler aleyhine kamu davası açılmaktadır.
Bir hukuka aykırı eylem hem suç hem de kabahat (idari suç) teşkil ediyor ise hem idari soruşturma açılarak idari müeyyide uygulanması hem de ceza davası açılarak cezai müeyyide uygulanmasına bir engel yoktur.
Yerel yönetimler tespit ettikleri tüm ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapılar hakkında tutanak düzenlemekte, aynı zaman kendi cezai sorumluktan kurtulmak için adli makamlara suç duyurusunda bulunmaktadırlar.
İ.B.B. BAŞKANLIĞIN İŞTİRAKİ KİPTAŞ A.Ş Noter huzurunda proje antetli İhale kitapçığı ve sözleşmenin değişmez eki Muhammen bedel tablosuna göre 31 dükkan olarak sattığı mekanik ve Elektrik tesisatlarının da31 dükkana göre yapıldığı Başakşehir 4. Etap 1. kısım 1258 Ada 4. Parselde bulunan Piramit Çarşı hakkında önce YAPIMI TAMAMLANMIŞ TAMAMI İŞGAL YAPI TATİL TUTANAĞI DÜZENLEMİŞTİR. Sonrasında da Hukuka ve mevzuata aykırı YAPIMI TAMAMLANMIŞ TAMAMI İŞGAL BİNAYA fiili duruma uymayan 46 bağımsız dükkan olarak KAT İRTİFAK RUHSATI DÜZENLENMİŞTİR.
KİPTAŞ KAMU KURUMU DEĞİLDİR.ÇALIŞANLARIDA KAMU MEMURU DEĞİLDİR. PİRAMİT ÇARŞIDA KAMU BİNASI DEĞİLDİR .DÜZENLENEN RUHSATDA KİPTAŞ A.Ş VERGİ VE HARÇLARDAN MUAF TUTULDUĞU YETMİYORMUŞ GİBİ YERİN SAHİBİ,YERİN MÜTEAHHİTİ ,YERİN YAPI DENETÇİSİ OLARAK DÜZENLENMESİ YASANIN AMİR HÜKÜMLERİNE MUHALEFET ETMESİNE GÖZ YUMULARAK GÖREVDE YETKİLERİNİ KÖTÜYE KULLANMIŞ,KAMU ZARARINA,HAKSIZ MENFAATLER V.S AYKIRILIKLARA MUHALEFET EDİLMİŞTİR.
Burada ortaya konulması gereken temel hususlardan birisi de resmi yapı-özel yapı ayrımıdır. Resmi bina, Planlı Alanlar Tip Yönetmeliği109nin 15/ II-20. maddesinde tanımlanmıştır. Buna göre, resmi bina: “Genel, katma ve özel bütçeli idarelerle, il özel idaresi ve belediye’ye veya bu kurumlarca sermayesinin yarısından fazlası karşılanan kurumlara, kanunla veya kanunun verdiği yetki ile kurulmuş kamu tüzel kişilerine ait bina ve tesislerdir”110 şeklinde tanımlanmıştır. Devamındaki fıkrada ise “umumi bina” tanımına yer verilmiştir. Buna göre umumi bina: “Kamu hizmeti için kullanılan resmi binalarla ibadet yerleri, özel eğitim, özel sağlık tesisleri, sinema, tiyatro, opera, müze, kütüphane, konferans salonu gibi kültürel binalar ile gazino, düğün salonu gibi eğlence yapıları, otel, özel yurt, işhanı, büro, pasaj, çarşı gibi ticari yapılar, spor tesisleri, genel otopark ve buna benzer umuma ait binalardır” şeklinde belirlenebilir. Bir yapının resmi veya umumi nitelikte olup olmaması, onun özellikle planlamasının yapılmasında, yapı denetimi ve ceza hukuku anlamında kamu malına verilecek zararın tabi olacağı yaptırımlar konusunda önem arz etmektedir.
'' YÜRÜTMENİN DURDURULMASI ''
Yakınma konularım SOMUT ve CİDDİ bir çok Kanunlara aykırılıkların olduğu ''İLERİDE GERİYE DÖNÜK TELAFİSİ GÜÇ VE İMKANSIZ ZARARLARI ÖNLEMEK AMACIYLA KANUNUN ,KAMU VE KİŞİLER YARARINA BAŞAKŞEHİR TAPU MÜDÜRLÜĞÜNE ''DUR'' EMRİ VERİLMESİ TALEBİMDİR.
Başakşehir Tapu Müdürlüğü İptali söz konusu KAT İRTİFAK RUHSATINA İlişkin Tescili yapılan 46 dükkana ilişkin İşlemin İPTALİ ve YÜRÜTMENİN DURDURULMASI için gereğinin ivedilikle yapılması,
ÖZELLİKLE DANIŞTAYIN 1965/21 E.,1966/7 K., 9.07.1966 Tarihli içtihadı birleştirme kararı (Res. Gaz.29.07.1966,s:12361) gereğince İptal Kararının geriye yürümesi içtihadı olarak da şüphesiz bir şekilde KESİNLEŞMİŞ OLDUĞUNDAN, İPTAL EDİLEN İŞLEM İDARECE YAPILDIĞI TARİHTEN İTİBAREN ORTADAN KALKMIŞ SAYILIR.
İPTAL KARARI,HEM de KESİN HÜKÜM KUVVETİYLE, GERİYE YÜRÜR BİR ŞEKİLDE HÜKÜM DOĞURMAYA BAŞLADIĞINDAN, YÜRÜTMENİN DURTURULMASI KARARININ DEVAMINA LUZUM VE HACET YOKTUR.
İB.B BAŞKANLIĞI, BAŞAKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI, KİPTAŞ A.Ş İNAT VE İSRARLA İŞLEMİ İPTAL ETMEMEKTE YÜRÜTMEYİ DURDURMAMAKTADIR.İHTAR VE İHBARIMDIR CUMHURİYET SAVCILIĞI, SAYIŞTAY ,DANIŞTAY, İÇİŞLERİ BAKANLIĞI, ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ,İSTANBUL VALİKİĞİ ,BAŞAKŞEHİR KAYMAKAMLIĞI, TÜM İLGİLİ BİRİMLER İHBARIMDIR GEREĞİ YAPILSIN

Cins tashihi işleminin yapılmama durumu

Cins tashihi tapuda kayıtlı olan varlıkların değişmesi halinde zorunlu olarak yapılması gereken bir işlemdir. Bir arsanın üzerine bina yapılması halinde tapuda arsa olarak kayıtlı olan yapının bina tapusu olarak düzenlenmesi gerekir.

BELEDİYELERCE TAHSİL EDİLEN CİNS TASHİHİ HARCINA İLİŞKİN BİLDİRİM DÜZENLEME KILAVUZU I. GİRİŞ 7327 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’da yer alan 492 sayılı Harçlar Kanununun mükerrer 69 uncu ve 132 nci maddelerinde yapılan değişiklikler uyarınca belediyelerce cins tashihi harcının tahsiline ilişkin usul ve esasların yer aldığı Harçlar Kanunu Genel Tebliğine (Seri No:88) göre Belediyelerce Tahsil Edilen Cins Tashihi Harcına İlişkin Bildirim verilecektir.
T.C.BÜYÜKÇEKMECE 2. NOTERLİĞNDEN 20.05.2015 TARİH, 016256 YEVMİYE İLE YAPMIŞ OLDUĞUM İHTAR VE 20.05.2015 TARİH.2071 SAYI İLE KİPTAŞ A.Ş VERDİĞİM DİLEKÇE HER TÜRLÜ İHTAR VE İHBARLARIMA KARŞI YASANIN AMİR HÜKÜMLERİNE MUHALEFET EDEREK
DEVLETE VE MİLLETE KARŞI SUÇ İŞLEMEYE DEVAM EDİLMEKTEDİR.
YAPIMI TAMAMLANMIŞ TAMAMI İŞGAL PİRAMİT ÇARŞISINA FİİLİ DURUMA UYMAYAN YAPI RUHSATI DÜZENLENEREK KAT İRTİFAK KURULMUŞ HAKSIZ MENFAAT, KAMU ZARARI,KAMU SAĞLIĞI VE KAMU GÜVENLİĞİ, KAMUYA OLAN GÜVENİN YOK OLMSAINA, GÖREVİ-GÜVENİ KÖTÜYE KULLANMA,İMAR KİRLİLİĞİNE NEDEN OLMA,3194 SAYILI İMAR KANUNU,4708 SAYILI YAPI DENETİM KANUNU,5393 SAYILI BELEDİYE KANUNU ,TCK ,İDARİ V.S KANUNLARA AYKIRI KASITLI VE ISRARLI DAVRANARAK VERİLEN YAPI RUHSATI VE BU RUHSATADAYALI KAT İRTİFAKI İŞLEMLERİN İPTALİ İLE YÜRÜTMENİN DURDURULMASI ''İLERİDE GERİYE DÖNÜK TELAFİSİ GÜÇ ZARARLARIN ÖNLENMESİ'' İÇİN VEDİLİKLE GEREĞİNİN YAPILMASI GEREKİR.
HUKUKA VE MEVZUATA AYKIRI KAT İRTİFAK TAPULARIN DEVRİ İLE SORUMLULUKLARDAN KAÇIP BİR ÇOK MAĞDURİYETLERE SEBEP OLMAK HUKUKUN KORUYACAĞI BİR DURUM OLMAYACAKTIR. AYRICA DÜRÜSTLÜK,AHLAK, VİCDAN,LİYAKAT, TARAFSIZLIK V.S İLKELERİNE DE AYKIRILIK TEŞKİL ETMEKTEDİR.
KAT İRTİFAKI OLARAK VERİLEN TAPU YAPI RUHSATI VE EKLERİNE HUKUKA VE MEVZUATA AYKIRI OLDUĞU İÇİN 2016 YILINDA İPTAL EDİLMİŞTİR. YAPI TATİL TUTANAĞI TUTULDUĞU HALDE ÇARŞI FAALİYETLERİNE DEVAM ETTİĞİ GİBİ BAŞAKŞEHİR TAPU MÜDÜRLÜĞÜNCE DE KAT İRTİFAK TAPU DEVİRLERİ YAPILARAK DEVLETE VE MİLLETE KARŞI SUÇ İŞLENMEYE DEVAM EDİLMEKTEDİR.
KAT İRTİFAK TERKİ İLE CİNS DEĞİŞİKLİĞİN YAPILARAK İSKANLI KAT MÜLKİYET TAPULARIN YASAL SÜRELERİ İÇERİSİNDE VERİLMESİ KANUNİ ZORUNLULUKTUR.
AKSİ HALDE YAPI KULLANIM İZİN BELGESİ İÇİN BELEDİYE- VALİLİK TARAFINDAN İSTENEN SSK İLİŞKİSİZ BELGESİNDEN BİNAYI YAPAN MÜTEAHHHİT DEĞİL MALİKLER SORUMLU OLACAKTIR.
İNŞASI YAPILAN BİNALARIN ÖLÇÜMÜ YAPILARAK KADOSTRO PAFTASINA İŞLENMEDİĞİNDE HEM KADOSTRO PAFTASINDA HEMDE TAPU KÜTÜĞÜNDE İLGİLİ PARSEL BOŞ GÖRÜLMEKTE VE GÜNCEL DURUMU YANSITMAMAKTADIR.!!!!!!
ANA GAYRİMENKULUN ''CİNS TASHİHİ'' YAPILMAMIŞTIR.!!!!! BİNA YOKMUŞCASINA TARAFIMA VERİLMEK İSTENEN TAPU KAPUL EDİLEMEZ.!!!!
RUHSAT VE EKLERİNE AYKIRI PİRAMİT ÇARŞIDA MALİKLERLE BİR ARAYA GELİNEREK İSKAN ALINAMAYACAĞI AÇIKTIR. AYRICA İMAR KİRLİLİĞİ V.S İLGİLİ MEVZUATLARA AYKIRILIKLARLA KARŞI KARŞIYA KALINACAKTIR.
46 İŞYERİ OLARAK TAPULARI VERMEKLE İLERİDE GERİYE DÖNÜK TELAFİSİ GÜÇ ZARARLARIN OLUŞMASINA SEBEBİYET VERİLMEKTEDİR.
SÖZ KONUSU PİRAMİT ÇARŞIYA AİT SATIŞ VADİ SÖZLEŞMESİ,PROJE ANTEEDLİ İHALE KİTAPÇIĞI VE SÖZLEŞMENİN DEĞİŞMEZ EKİ MUHAMMEN BEDEL TABLOSUNA GÖRE VE ARSA PAYLARI DÜZELTİLEREK İŞYERİME AİT TAPUNUN 31 NO'LU İŞYERİ OLARAK VERİLMESİ AKSİ HALDE DOĞACAK HER TÜRLÜ HUKUKİ,CEZAİ MADDİ VE MANEVİ SORUNLARDA TARAFINIZINDA MUHATTAP OLACAĞINIZI İHBAR VE İHTAR EDERİM
Kaynakl: İstanbul Times Haber Ajansı/ İTHA

Güncelleme Tarihi: 26 Temmuz 2022, 09:45

Hüseyin ÇETİNER

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner34

banner35