banner29

MHP.Başakşehir Kadınları unutmadı

MHP.Başakşehir Kadın Kolları başkanı Emine Arslan 8 Mart Dünya emekçi kadınlar günü nedeniyle onlarca kadın ile kahvaltılı toplantıda bir araya geldi....

MHP.Başakşehir Kadınları unutmadı
Türk Düşüncesi kitabı,Kahve ve Üç hillalli başörtüsü hediye edildi
 
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Başakşehir ilçe kadın kolları başkanlığı  8 Mart dünya kadınlar günü nedeniyle Tümsan II.Sanayi sitesindeki Lezzet Sofrasında kahvaltılı bir toplantı yaptı.

Başakşehir Times Haber Merkezi / Özel Haber   


MHP.Başakşehir Kadın kollları başkanı Emine Arslan  uzun bir konuşma yaptı 

Sevgili  hanım misafirlerim ,Kızılay mensubu gönüllülerimiz ve basın mensubu arkadaşlarım .8 Mart kadınlar günü dolayısıyla kahvaltı programımıza davete icabet ederek gelmeniz MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ KADINLAR KOLU İLÇE BAŞKANLIĞI  olarak bizleri ziyadesiyle mutlu etmiştir.teşekkür ederiz .

Toplumların temel taşları ailelerdir diyoruz  .Ailenin yapısını belirleyen yegane unsur ise annelerimiz kadınlarımızdır .Dolayısıyla geleceğin aydınlık veyahut karanlık toplumlarının mimarları ise bu günün anneleri ,kadınlarıdır .

Bizler Türk –İslam mefkuresini kendi hayat felsemiz ilan ederken ; cephede canını kurşunlara siper etmiş  NENE HATUNLARI ,Sevgili peygamberimiz HZ MUHAMMED  MUSTAFA ‘nın  sevgili valideleri HZ AMİNA annemizi, Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük  Atamızın annesi sayın Zübeyde anamızı  ve ecdadımızın yanından yöresinden ayrılmayan cümle yiğit TÜRK hanımlarını örnek aldık .

Biliyoruz ki ,cennet Yaradandan ötürü yaradılmış cümle varlıkları seven ve kendini bu uğurda hiç sayan annelerimizin ayakları altındadır .

Ecdadın ana dediği ,eş dediği baş üstünde tuttuğu hanımlarımızın gün geçtikçe düşürüldüğü durumlar  vazife edindiğim bu kutsal davanında getirdiği yükümlülüklerimle görüyorumki  iç  açıcı değildir .

Kendi şahsıma Kız evlatlarının özellikle eğitimine önem verilmesinin altını çizmek istiyorum .Ne yönden bakarsak bakalım …Kız çocuklarının eğitimsiz olması toplumun gelecekteki  aydınlık yarınlarınında bizlerden çok uzak olması manasına gelmektedir .

Artık kız evlatlarımızın şans oyunları misali ya tutarsa mantalitesiyle bazı hastalıklı beyinlere peşkeş çekilmesine dur demek istiyoruz.Eşit hak ve hürriyetlerden tüm vatandaşlarımızın yararlanması hususunu yetkililere gerek sivil hareket gereksede resmi kurumlara başvurarak  netleştirmek istiyoruz .

 Kadına şiddetin boyut atladığı şu dönemde ,özellikle kanunlar çerçevesinde kadınların yaşam hakkının kesinlikle garanti altına alınmasının şart olduğunu düşünüyorum .Hükümetin bu hususta hassasiyet göstereceğini umud ediyorum.

Yine bir başka önemli husus olarak son günlerin memleket gündemini meşgül eden 4+4+4 förmülü  hakkındada bir iki kelam etmek isterim müsaade varsa ; Ben baba tarafından şehit torunu anne tarafındanda sülalesinde imam ve hocalar olan bir evladım .Anneciğim 5 yaşında hatim etmiş tesettürlü bir hanımkişidir .Yine gençlerimiz imam hatip mezunudurlar.

Şimdi durum böyleyken bile ben Hakkaniyeti tebliğ etmekle mükellefim diyerek doğruları ifade edeceğim .Bu förmül  İmam hatip liselerine giriş yaşını daha alta çekmeye çalışırken ,bilerek yada bilmeyerek kız çocuklarının eğitiminin elinden alınmasınınında  yolunu açmıştır .Bir tarafa iyi olan hesap edilirken ,diğer taraftaki kız çocuklarınında  göz göre göre hakkının hukukunun çiğnetilmesine ne yüreğimiz nede aklımız müsaade etmeyecektir .

2012 Yılının modern Türkiyesinde hala çocuk gelinler dedeleri yaşındaki  erkeklere verilebiliyorsa ,Sonra kurtulmak için her yola başvuran gencecik kızlar, anneler töre denilip  canından ediliebiliyorsa KARŞINDA sonuna kadar biz olacağız .

Kurtuluş savasını göğüs göğüse muharebelerde kazanan  Türk insanı  birlik ve beraberliğine zeval getirmediği için bu gün hala ayaktadır .Tabidirki bu birliğin bozulmamasında evvela insan olmak ve eşitlik anlayışınında yaşamın içinde olması hususu çok önemlidir.

En kötü şartlarda ,yoklukta evinin ,evladının ve eşinin yanında yöresinde olabilen Türk hanımlarının bu dik duruşunu bilen  sevgili Atamız,  hanımlarımızında ülke yönetiminde söz sahibi olabileceğinin altını çizmek adına 5 aralık 1934 yılında ‘’ seçme ve seçilme hakkını ‘’ biz hanımlara vererek ,bir yasa ile netleştirmiştir.

Bir birey olabilmenin farkındalığına varmamız ve bu sayede memleket meselelerindede söz sahibi olmamız  açısından tam 77 yıl önce böylesi bir hakka kavuşan bizler ; 2012 yılının sözde modern Türkiyesinde acaba ne haldeyiz ? Aklımı kurcalayıp duruyordu zaten .Şöyle bir araştırmaya karar verdim emin olun ,enteresan tablolar gözüme gözüme giriyordu  desem az söylemiş olmazdım .
 
2012 Modern Türkiyesinde  ;  okuryazar olmayanların  yüzde 75,5'ini kadınlar oluşturuyor. Hala 5 kadından biri, yani yaklaşık 5 milyon 732 bin kadın, okuma yazma bilmiyor.
 
2012 Modern Türkiyesinde ; hanımlarımızın yüzde 21,5'i okur yazar ama herhangi bir eğitim kurumundan mezun değil.
 
2012 Modern  Türkiyesinde ; Eğitim düzeyine göre iş gücüne katılım oranı, yüksek öğretim mezunu kadınlarda yüzde 70, lise altı eğitimlilerde ise yüzde 22 olarak gerçekleşiyor. Türkiye'deki öğretim elemanlarının yüzde 39'unu, profesörlerin, doktor ve operatörlerin yüzde 29'unu, mimarların yüzde 37'sini, avukatların ise yüzde 33'ünü kadınlar oluşturuyor.
 
2012 Modern Türkiyesinde ; Karar alma mekanizmalarında kadın yönetici oranı Türkiye'de yüzde 6 iken, bu oran ABD'de yüzde 46, Rusya'da yüzde 39, Almanya'da yüzde 36, İngiltere'de yüzde 33, İtalya'da yüzde 29, Yunanistan'da yüzde 26.
 
2012 modern Türkiyesinde ; Parlamentoya katılım oranı ise Türkiye'de yüzde 9, İsveç'te yüzde 47, İspanya'da yüzde 36, Almanya'da yüzde 32, İngiltere'de yüzde 20, ABD'de yüzde 16, Yunanistan'da yüzde 14 ‘ tür.
 
Bu rakamları araştırırken beni en yaralayan madde en son yazdığımdı çünkü memleketi ileri seviyelere taşıyabilmek ve Cumhuriyet ışığının memleketin üzerinden asla sönmemesinin teminatı olarak gördüğü hanımlarımıza sevgili ATATÜRK ‘ümüzün bundan 77 yıl öncesinde verdiği hakkı ne olmuştuda böylesine harcamış ve harcattırılmıştık ?  1934 yılında kanun mecliste onaylandığında meclise 18 kadın vekil getirilmişti.

2010 Türkiyesinde ki yüz kızartıcı tabloya bir bakalım ; TBMM ‘de kadın vekili sayısı yüzdeye vurduğumuzda yüzde 8,85 iken ,erkek vekillerimizin sayısı yüzde 91,14 ‘ tür .
 
Ülkelerde eşitlik ve eşit katılım demokrasinin ön bilgisidir .Eğer memlekette eşit katılım ve eşit temsil  yoksa o memlekette demokrasininde varlığı çok rahatlıkla tartışılır . ’’ Bizim sosyal toplumumuzun başarısızlığının sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ilgisizlikten ileri gelmektedir. Yaşamak demek faaliyet demektir.

Bundan dolayı bir sosyal toplumun bir organı faaliyette bulunurken diğer bir organı işlemezse o sosyal toplum felçlidir.’’ (1923)  Diyen büyük önder sizce bunu tam tamına 87 yıl öncesinde çözmemişmidir ? 

Hanımlarımıza seslenmek istiyorum ; Lütfen artık kendi kudretinizin farkına varın …Sizler ilk önce üretebilen ,yönetebilen ve bunların yanındada Rabbimin annelik sıfatıyla taclandırdığı özel varlıklarsınız .Dimdik duruşumuzla her alanda Cumhuriyetimizin yegane koruyucuları olmakta bizden başkasına düşmez diyorum …

Haber Servisi : İstanbul Times Haber Ajansı (İTHA)
  

 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Melek Ceylan
Melek Ceylan - 10 yıl Önce

Vatanı ve Milleti için daima yararlı çalışmaların altına imza atan bu ekibi kutluyoruz .Emine başkanımızın özellikle hanım ve çocukların eğitimine ne kadar önem verdiğininde yakından takibçisiyiz .

Ahmet SEVİM
Ahmet SEVİM - 10 yıl Önce

Particiliğin dışında anneler ve çocuklarla ilgili yaptığınız güzel çalışmalarınızdan ötürü kutluyorum ...

SIRADAKİ HABER

banner34